. . . . . . . . . .

~ Serkan & Blog'un 1 girdi için oluşturulmuş seyirlik versiyonundasınız. Sitenin geri kalanı için tıklayın ~
Yapraklı takvim arkaları...

Paylaşayım
#2118 | YAZILAR FALAN | 20 Aralık 2014 Cumartesi, 18.02

Benim çocukluğum 80-90 arasındaydı. Bahsedeceğim konu zaten başlıkta mevcut. Hiç öyle "Biz sokakta top oynardık" yapmıycam, zamane çocukları ilgim dışında ama başlıktan sapmalar olacağı kesin, ama hep toparlıyorum sonda, merak etmeyin. Oldu mu sana giriş :)

Kışın çıkar bu takvimler, Aralık ayının başından itibaren biraz cukkayı doğrultmuş galeri, market, yakındaki başka bir sokağa ikinci şubesini açmış kasap bile dağıtır kıyma birimi belirtirken ağızlarından gram çıkmayan müşterilerine. En az "yarım kilo kıyma" müşterileri o takvime hak kazanır, benim zamanımda öyleydi en azından. Çeşit çeşit modelleri var, saatli maarif takvimi diye geçen uzunları da mevcut, biraz renk katalım diye mavi ton eklenmişleri de, hatta kaliteli kağıda basılmışları da bulunuyor ama benim bahsedeceğim enine uzun, uyduruk kağıda sadece siyah mürekkeple basılmış Türkiye Gazetesi Takvimi.

Genellikle benim onu kartonundan çıkarıp, bi koltuğa kıvrılmak suretiyle okumaya başlamam ve bir oturuşta hepsini bitirmem yılbaşından biraz önce bir hafta sonuna rastlıyor, 15 tatilini falan beklemeye gerek yok. Hepsinin arkasını bir bir okuyorum, manzum menkıbelerin çoğunu anlamsız buluyorum, kız erkek isimlerini, evlenince çocuğuma vereceğim isim seçme amacıyla inceliyorum ama sonra bi rahatsız oluyorum, zira benim vermek istediğim isimler değil hiçbiri. İsmet, Şerife, Yaşar, Cavidan... Bunlar kız isimleri bi de :) Ama ısrarla çeviriyorum sayfaları. Planlı ilerlemek istediğimden o kısım en altta olduğundan en son okuyacağım ve oraya gelene kadar hiç gözümün kaymaması lazım. Burnuma kadar yaklaştırıyorum okumak için, ki belki de o manzum menkıbeler bozuk gözlerimin suçlusu :)

Fıkralı sayfalara geldiğimde ayrı bir heyecanlanıyorum, şimdi gülmesem de o zaman gülüyorum. Anlamıyo muymuşum acaba yoksa farklı bir durumu mu varmış, hatırlamıyorum. Bir de aksiyonlu sayfalar olur, manzum menkıbe, fıkra ve alışılageldik diğer bölümlerden bambaşka bir bölüm, aman tanrım! "Limonun yararları" mesela, böyle bir başlık. Heyecanla okumaya başlıyor, sonunda sıkılıyorum ama çocuk isimleri bölümü var daha beni heyecandan heyecana koşturacak. Erkek: Malik, Kız: Eynur. Bu isim sahiplerini de buradan tenzi ediyorum ama yine olmadı be takvim, bir sonraki sayfada arıyorum yavrumun ismini... Ve sayfaları çevirdikte bir güzellik daha çok yavaş ama ısrarla kendini gösteriyor bana. Ne kadar çok sayfa çevirirsem o kadar okumak kolaylaşıyor ama o ortalar yok mu ortalar...

80-90'lar arasında geçti çocukluğum, her sabah ilk çayıma bakarken çıkan kalın çay çöplerini sayıp "Ehehe, 2 misafir gelcek bugün" dediğim zamanlarla gelişti ve o ilk Kaygısızlar'ımı izleyip "Kültigin Abi, kaydırakta kardeşini kaydırıyolar" arasına sıkıştı. Güzeldi.




« Sonraki               
Failarmy 2014 - Aralık 2. hafta malları!
               Önceki »
Babaların 6. hissi!


Geçmişteki Günlerden...

  • TÜM KATEGORİLER3131   
  • YAZILAR FALAN337   
  • SİNEMA-DİZİ417   
  • VİDEOLAR769   
  • MÜZİK245   
  • HAYVANLAR209   
  • BİLİM-TEKNOLOJİ109   
  • OYUNLAR112   
  • TROLL-MİM-CAPS120   
  • GÜZELLER73   
  • ALINTILAR235   
  • İLGİNÇ BUNLAR285   
  • TARİH GÜNLÜĞÜ220   









Serkan&Blog 2005'ten itibaren kendi çapında bir blog girişimi olup blog hizmeti sunan sitelerin aksine tasarım, tema ve kodlamasının tümü yazarına aittir. Onlarca gereksiz apiyle, reklamla siteyi boğmak yerine kolay okunabilir / gezilebilir bir blog sunmak gibi bir derdi vardır. Site sahibi tekil girdilerin altlarında bulunabilecek yorumlar için sorumluluk kabul etmez, yorumların tüm sorumluluğu yazarına aittir.
Serkan&Blog © 2005 - 2018
Serkan&Blog'un 1 girdi için oluşturulmuş seyirlik versiyonundasınız. Sitenin geri kalanına ve diğer yazılara ulaşabilmek için başlığa, bu alana veya kategori isimlerine tıklayın.
 
. . . . . . . . . .