. . . . . . . . . .

~ Serkan & Blog'un 1 girdi için oluşturulmuş seyirlik versiyonundasınız. Sitenin geri kalanı için tıklayın ~
İzlediğim dizilerden...

Paylaşayım
#700 | SİNEMA-DİZİ | 8 Kasım 2011 Salı, 01.38

Tamamı spoiler olabilecek bir yazı, kendim için indeks olması için yazıyorum, hali hazırda son bölümlerine kadar izlemişseniz ilgili diziler hakkındaki görüşlerimi öğrenebilir, izlememiş ve izlemek istiyorsanız ise o izlemediğiniz bölümler hakkında bilgi edinebilirsiniz. Türkçe'sini bi türlü bulamadım ama bilgi edinebilirsiniz derken, spoiler diyorum kısaca :) Bi de izlememiş ve izlemek istemeyen arkadaşlar var ki zaten çoktan geçmiş durumdalar yazıyı :)

The Walking Dead
İlk sezonu gümbür gümbür başlayan bir dizi kendisi. Daha doğrusu öyle kabul ediliyor çoğu arkadaş tarafından. Ben neden öyle kabul edemedim, onu bilmiyorum. Zira sadece 6 bölüm süren ilk sezonda ilk bölüm bi güzeldi pilot olduğundan. Son bölüme kadar herşey standart geçerken son bölümde bi çözülme yaşandı. AMC, insanlara bu çözülmeyi "sezon son bölümü havası" şeklinde göstermek isterken aslında ben açıkça, "Dizi devam eder mi etmez mi, 6'ncı bölüm çekilirken belli olacak. Napalım lan?" gördüm. Çekimler esnasında "Bi sezon daha gidelim kararı çıktı abi" diye cevap uçurulunca da senaryoda ani bir değişim ve bölüm ortasından itibaren büyük olaylar oluyor. Bir merkez bulunuyor. Orada zombilere karşı ilaç bulunduğu dedikodusu yaylıyor. Ama birkaç dakika içinde bu yalanlanıyor. O merkez patlıyor, insanlar kaçışıyor falan filan. İkinci sezonda ise en başa dönülüyor. Zombi olayı tuttu, çekip sündürelim olabildiğince diye düşünüyor yapımcılar. Zombi olayının da neden tuttuğunu ben anlamadım. Zaten onlarca kaliteli dizi ve sadece zombi mevzuu üzerine onlarca film varken neden bu kadar tutuyor? Bi çeşit moda mı? İnsanlar sevmedikleri halde sevdikleri yanılgısına mı düştüler bilmiyorum ama şu an sadece adlarını yazdığım diziler aşağıda sıralanmış durumda ve çoğu da birbirinden güzelken neden WD üzerinde bu kadar ısrar ediliyor, gerçekten anlamıyorum. 2'nci sezonun 4'üncü bölümü dün yayınlandı. Bikaç bişey oldu falan filan ama çerezlik mevzulardı, izleyip geçtik. Kısa bir süre sonra izlemeyi bırakacağım bir dizi olmaya çok yakın.

Dexter
6'ncı sezonun 6'ncı bölümü dün yayınlanan Dexter ise şimdiye kadar çok güzel geldi. Daha doğrusu bu sezona kadar güzel geldi. Ama "Buz Kamyonu Katili"nin karizması ve o bölümlerdeki olay kurgusu bu sezonda yok, havada kalıyor hep. Kıyamet Günü Katili nedir? Ha dizi kötü mü? Hayır, gayet de hoş ilerliyor. Dexter ve Debra'nın gerçek hayatta başlayıp biten ilişkileri diziye zerre yansımamış. Hatta Laguerta'nın artık çok daha az görünüyor olması beni şahsen çok memnun etmiş bulunuyor. Ama bu din mevzuu Dexter'a olmadı pek, dar geldi. Senaristler de sıkışıyor o yüzden. 3-4 bölümde halledilebilecek bi senaryoyu sanırım bütün sezona yaydılar. Dünkü bölümde gayet bitebilirdi bütün mevzu. Ufak kırılmalara rağmen dağılmadan giden sağlam bir dizi yine de, keyifle izliyorum gece-gündüz farketmiyor :)

House M.D.
Bugün 8'inci sezonun 5'inci bölümü yayınlandı ancak kaçırdım. Tekrarından takip edicem. Keyifle izlediğim bir dizi yine. Tekdüze senaryoyu değiştirmek adına önemli bir adım attılar bu sezonun başında. Özellikle hapishane sahneleri çok keyifliydi. Özellikle sezon fragmanlarında gösterilen sahneler muhteşemdi. Tabi sonra beklenileni alamadık kendilerinden :) Ama o fragmanlarda kullanılan The Cadillac Black'in Down To The River şarkısı çok keyifli :) Henüz Chase ve Taub katılmadı senaryoya, onlar katıldığında daha hoş olacaktır mutlaka. Gayet önerilebilecek bir dizi hala, listemin üst sıralarında kendisi. Cuddy'nin gitmesi ise süper oldu, tekrar umarım gelmez. Gıcıktım ben ona.

How I Met Your Mother
Sıkmaya devam ediyor ısrarla. Bi dönem uzaklaştıkları "Friends klonu" havasına tekrar dönmeye başladılar. Farkında olduklarından olsa gerek, tekrar Barney üzerine yoğunlaştılar. Ama toplamda keyifle izletiyor hala kendini. Bu değilse de bir sonraki sezonda artık anneyi görmek istiyorum. Gerçi biraz araştırma yapılırsa bulunabiliyor annenin kim olduğu ama yine de kendi gözlerimizle görelim :)

Modern Family
63'üncü Emmy ödüllerinde en iyi komedi dizisi, en iyi komedi dizisi erkek başrol ve en iyi komedi dizisi kadın başrol oyuncusunun Modern Family'den çıkması gayet sevindirici bi gelişme idi. Dizi yayınlandıktan en az bir hafta sonra gelen altyazılar artık daha kalifiye arkadaşlar tarafından hazırlanacak ve aynı gün çıkabilecekti. Ki öyle de oldu :) Kostüm seçimlerinde Alex üzerinde de ufak tefek dekoltelere gidilmesi gibi bi oyun mu var dizide, onu tam kestiremedim ama Haley'de kullanılmıştı bu. Hepsinden çok Claire'de bekliyoruz bu tip çalışmaları aslında :) Güzel ve izleniyor. Çarşambaları izlediğim tek dizi.

The Big Bang Theory
Priya'nın diziden silinmesiyle daha da keyiflenen dizi, Sheldon üzerine çok gidilmesiyle klişeye kaymaya başladı. Ama farkedildiğini de görüyorum bunun yapımcılar tarafından. Tekrar bir Penny-Leonard yakınlaşması da olsa hoş olurdu bu yakınlarda :)

The Mentalist
Geçtiğimiz sezonu "Red John öldü" şeklinde bitiren dizi, bu sezona "Aslında o Red John değildi" diyerek başladı ya. Üzülsem mi, sevinsem mi bilemedim. Gittiği düz çizgi nereye kayacaktı Red John ölse? Ana konu silinecek ve her bölüme bir konu yaratılacaktı, havada alacak ve sıkacaktı. Yeni bir ana konu ise kabullenilemeyecekti herkes tarafından. Güzel yaptılar aslında ama geçtiğimiz sezon Red John ölmeseydi keşke. Kaçsaydı falan ne bileyim. Ağızları açık bırakan 3'üncü sezon sonu, 4'üncü sezonla birlikte bir o kadar hızlı geri kapandı ve küfürler edildi. Severek izliyorum bunlara rağmen :)

The Office
İşte beni en çok üzen dizilerden biri. Steve Carell'in diziden ayrılmasıyla bitti The Office. James Spader geldi ama herhangi bi şekilde yerini doldurabilecek gibi değil. Andy'nin müdür olmasıyla da iyice saçma sapan bir hal aldı dizi. Sanırım arşivlemeyi bırakacağım ikinci dizi de bu olacak The Walking Dead'den sonra. Bikaç bölüm daha geçmesini bekliyorum. Zaten Dwight'tan sonra verilebilecek en kötü kararken Andy'nin müdür olması, neden böyle cesur bi karar verdi yapımcılar, bilmiyorum. Ama 7 sezondur aldığım tadı almıyorum açıkçası.

Fringe
Geçtiğimiz hafta beyzbol maçı, ondan önceki hafta da kafa tatili yapan dizi, bu yönleriyle can sıkıyor sadece. Supernatural ile bölüm sayısı olarak kafa kafaya giderken Supernatural'in 7, Fringe'in 5 bölüm yayınlamış olması hoş olmadı. Hele de Peter kanlı canlı ortaya çıkmışken 2 hafta beklemek zor oldu ama affettiriyor kendini kerata Fringe :) Bu dizi konusunda hiç anlamadığım bişey var yalnız benim. Bilimkurgu seven arkadaşlarımdan bile bazıları ilk bölümde soğuyuvermişlerdi. "Çok kötü olm bu çok saçma dizi" şeklinde soğuyan bu arkadaşların yanında bi de Cuma günlerini iple çeken bi arkadaş kümem daha var. Ben de gayet zevk alarak izliyorum 4'üncü sezonunda da. Ama o beğenmeyen arkadaşlara 2-3 bölüm daha izlemelerini söyledim ama bildiğim kadarıyla hiçbiri Fringe'e bi şans daha vermedi. Çok ilginç bu.

Supernatural
Geçtiğimiz sezonun ortalarına kadar saçmalayan dizi sonradan yine hızını yakalamış, bu sezona da "Aha napacaklar şimdi" diye düşünürken Leviathanları sokmuş ve devam ettirmiş, çok da güzel yapmış. Ama Castiel'i kaybetmek çok kötü oldu, o resmen 3'üncü başrol olarak kabul ediliyordu artık. Bi şekilde tekrar bekliyoruz kendisini diziye. Şu an itibariyle de gayet güzel gidiyor.

Breaking Bad
İşte bi kazanan daha. 4'üncü sezonu da yüzünün akıyla bitiren Breaking Bad, özellikle sezon sonundaki sahneyle birlikte uçurdu sevenlerini. Açık yüreklilikle kendilerini tebrik ediyor ve yeni sezon için gün sayıyorum.

Game of Thrones
İşte bu kadar sevilme nedenini anlayamadığım bir başka dizi daha. 10 bölümle dizi mi sevilir anlamadım. Diziyi sürüklesin diye önce başrol koltuğuna oturtulan Yüzüklerin Efendisi'nin Boromir'i Sean Bean, sezon sonu gelmeden idam edilince bütün keyfim kaçtı benim şahsen. Orta Dünya falan fıstık şimdi güzel mevzular da kadronun sürekli değişmesi dizinin dengesini bozuyor kanaatindeyim. Sezon sonuna bi de Sibel Kekilli'yi getirdiler, tam oldu :) İlk sezonun son bölümünde ortaya çıkan ejderhalarla beraber umut vaadeden ikinci sezona da bakmasak olmaz tabi ama işin içine ejderhaların çok da sokulmaması beklentilerin altında bırakacak diziyi. Katmaya çalışsalar, çok zorlanacaklar her hafta 40-50 dakikalık bir bölüm çıkarmak için. Zorlanacaklar demekten kastım, aslında, yapamayacaklar. Hem zaman olarak yetersiz kalacak, hem de mali durumlar zorlayacak. O yüzden beklentileri minimumda tutmak iyi olacak aslında. Bol bol cinsel içerik kullanacaklarını tahmin ediyorum ejderha yerine :) O da bişey tabi :P

Prison Break
2009 baharında biten bir dizi kendisi biliyorsunuz. Ama ben bu sene içerisinde son 2 bölümü izleyip bitirdim. Daha önce bir arkadaşımın, sonunu söylemesiyle bütün keyfim kaçmıştı ve 2007'den sonra izlemeyi bırakmıştım. Ama devam ettirdim birkaç ay öncesinde ve son 2 sezonu da izleyip bitirdim. Bu kadarını beklediğimi söylesem yalan olur ama özellikle 4'üncü sezonda artık her akşam işten dönmeyi iple çeker olmuştum birkaç bölüm daha izlemek adına. Güzeldi, güzel bitti. Başrol Wentworth Miller'in 2 hafta önce diziler ile ilgili yaptığım bir araştırmada bir fotoğrafına denk geldim. Michael coşmuş, dizideki ince ve kaslı halinden eser kalmayıp obez bir yapıya doğru hızla koşuyor olduğu her halinden anlaşılıyor. Yazık olmuş. Diziden bağımsız ama yine de üzüldüm.

Eureka
Bu yaz izlediğimiz 4'üncü sezonundan sonraki sezonunun son sezonu olacağını duyurmuş olan keyifli dizi Eureka, o, zamandaki kırılma olayıyla zaten, senaryodaki çatlakları adeta yansıtmıştı. O bölümden sonra dizi en az 3-4 sezon daha sürmeliydi toparlaması için, veya saçma sapan bir biçimde bitmeliydi 4400'deki gibi. Ama ikisinin ortası bir yol seçerek, biraz da şartları zorlayarak son bir sezon daha çekeceklerini duyurdular. Saygı duydum. Umarım olayların örgüsünü güzel bir şekilde bağlayarak sonlandırırlar.

V
2009'da büyük ümitlerle izlemeye başlamıştım ama hop... Bu sene saçma bir yerde bitiverdi. Bitirdiklerini de duyurmadılar ya da bana denk gelmedi ama devamı yok gördüğüm kadarıyla. Bitirilmiş bi dizi. Saçmalamıştı son dönemlerde aslında, iyi oldu ama saçmalamadan da götürülebilecek bi diziydi. Mali kaygılara bağlıyorum tabi, sağlık olsun.

Friends
Sevgilimle tekrar izlemeye başladık, en başından itibaren. 3'üncü sezonun ortalarındayız ve keyifle izliyoruz. Dizi ötesi bir yapım olduğu konusunda her bölümde tekrar tekrar emin oluyorum. Bundan 20 sene öncesinde bile uluslararası bir espri anlayışını yakalayabilmek kolay birşey değil.

Human Target
Yine sessiz sedasız bitirilmiş bir dizi. Saf aksiyon dizisi olarak gayet güzel gidiyordu ve gayet bir 3'üncü sezon bekleyişindeydim ama olmadı. Küçük ana kadrosuyla Mission Impossible havası yakalamış diziyi bozansa Indira Varma'dır bence. Bi şekilde devam etmesini umuyorum nedense.

Mr. Sunshine ve Shit My Dad Says
Bunların daha ilk sezonun ortasında neden bi anda bitirildiğini anlamış değilim hala. Mr. Sunshine'da gerçi Friends'in Chandler'ı Matthew Perry'si mükemmel bir iş çıkarmasına rağmen ısınamamıştı diziye. Biz istemesek de bazı bölümlerde anlaşılıyordu gayet. Kast seçimi de kötü olan dizi, kısa bir süre sonra yayından kaldırıldı ancak Shit My Dad Says'te Uzay Yolu'nun Kaptan Kirk'ü William Shatner tek başına bile götürebilirdi diziyi. Kısacası, yayından kaldırılması yazık olan iki dizi bunlar da.

Terra Nova
Yok çok zormuş da önümüzdeki yüzyılda yaşamak, yok insanoğlu 80 küsür milyon yıl öncesine gidecekmiş de. Eee? Yok orda dinazorlarla savaşacakmış da... Sanki Walking Dead'in anlayamadığım zombi başarısından sonra bir de "Jurrasic Park'ı deneyelim, o da tutar belki" şekline benziyor gibi. Henüz izleyebilmiş değilim bir bölümün tamamını bile olsa ancak bilmiyorum. Bir şans daha verebilirim belki.

Doctor Who
Kaliteli bir yapıma benziyor. Henüz izleme şansım olmadı kendisini hiç ancak denemek lazım. "Bilimkurgu sevip de bu diziyi izlememek diye birşey olamaz" cümlesinden yola çıkarak bakacağım umarım. Ayıp olacak yoksa zira :)

Peki ben neden yazdım bunları? Çok mu rahatım, çok mu boş zamanım var? Evet aslında biraz öyle bu aralar :) Hayatımla ilgili olarak aldığım birkaç karar, bu dönem için biraz rahat olmamı gerektiriyor :)

« Sonraki               
Yeni House M.D. posteri ve benim alternatif posterim
               Önceki »
Street Fighter VS Mortal Kombat


Geçmişteki Günlerden...

  • TÜM KATEGORİLER3154   
  • YAZILAR FALAN337   
  • SİNEMA-DİZİ417   
  • VİDEOLAR773   
  • MÜZİK246   
  • HAYVANLAR209   
  • BİLİM-TEKNOLOJİ113   
  • OYUNLAR112   
  • TROLL-MİM-CAPS120   
  • GÜZELLER73   
  • ALINTILAR247   
  • İLGİNÇ BUNLAR285   
  • TARİH GÜNLÜĞÜ222   









Serkan&Blog 2005'ten itibaren kendi çapında bir blog girişimi olup blog hizmeti sunan sitelerin aksine tasarım, tema ve kodlamasının tümü yazarına aittir. Onlarca gereksiz apiyle, reklamla siteyi boğmak yerine kolay okunabilir / gezilebilir bir blog sunmak gibi bir derdi vardır. Site sahibi tekil girdilerin altlarında bulunabilecek yorumlar için sorumluluk kabul etmez, yorumların tüm sorumluluğu yazarına aittir.
Serkan&Blog © 2005 - 2018
Serkan&Blog'un 1 girdi için oluşturulmuş seyirlik versiyonundasınız. Sitenin geri kalanına ve diğer yazılara ulaşabilmek için başlığa, bu alana veya kategori isimlerine tıklayın.
 
. . . . . . . . . .