. . . . . . . . . .

Little Nightmares

Paylaşayım
#2906 | OYUNLAR | 22 Haziran 2017 Perşembe, 10.49

Küçük bir kızın, bavuldan bir yatakta uyanıp neler olduğunu çözmeye çalıştığı, bunları yaparken de bir sürü ufak bulmacayı çözerken garip yaratıklardan kaçtığı bir oyundayız. İlerledikçe daha da ilginçleşen, daha da garipleşen olaylar ve kendimiz!.. Çok fazla dil bilmeyi gerektirmeyen yapısıyla da bir hayli ilginç oyun Little Nightmares, hikayesini de ilerledikçe oluşturuyor.






Firewatch: Aman Ormancı

Paylaşayım
#2897 | OYUNLAR | 12 Haziran 2017 Pazartesi, 12.14

Şehir/kasaba hayatından biraz ayrılayım, biraz kendimle baş başa kalayım demiş bir adamın bir orman yangın gözlemcisi işine başvurması şeklinde başlıyor oyun. Aslında öncesi de var, neden böyle bir karar aldı vs. gibi ama onu kendiniz görün isterim. Öyle savaşayım, adam vurayım, öldüreyim yerine güzel müzikler eşliğinde ormanımı koruyayım, gezineyim, amirimle konuşayım şeklinde bir oyun isterseniz Firewatch aradığınız oyun. Peki bu mu? Olay yok mu? Olay var, hem de çok ilginç olaylar. Sürekli bir gidişat var, yaptığınız herşey oyunu etkiliyor ve tabi ki bir sonu da var. Tüm bu ilerleyiş sırasında gezinmeler, manzaralar, orman ve gece güneşin batışını göreceksiniz. Oyun motoru, oynanışı 2012'deki Virginia oyununa çok benziyor.






Pac-Man'i bitirmek!

Paylaşayım
#2803 | OYUNLAR | 8 Mart 2017 Çarşamba, 11.02

Billy Mitchell. Oyunun, yapımcılarının bile bilmediği sonunu, belli bir puandan sonra makinenin raminde yer bırakmayarak bir noktada yaratıkların Pac-Man'i öldürmemesini sağlayarak; devamında da level atlamaya devam ettikçe ramin dolmasıyla oyun ekranının saçmalamaya başlaması ve devamında oyun makinesinin kapanmasıyla oyunun sonunu getiren adam. 5 saat kadar oynama ve oraya gelene kadar bütün levelleri atlama, her seferinde diğer 4 yaratığı yeme ve hiç hak kaybetmeme gerektiriyor söylediğine göre :)






Excel'de Super Mario'yu baştan yazalım

Paylaşayım
#2694 | OYUNLAR | 17 Kasım 2016 Perşembe, 10.46

Ama stop-motion'la gösterelim :)






Swordigo: Tek cümlede oyun tanıtımıdır :)

Paylaşayım
#2489 | OYUNLAR | 16 Nisan 2016 Cumartesi, 11.18

Ekinini eken, hasadını yapan, tavuğunun yumurtasını toplayan kendi halinde bir köy çocuğuyken, sihirli ormanın içindeki güçlerle savaşmaya karar veren, tahta kılıcıyla kendine saldıran örümceklerle işe başlayıp level atladıkça üstüne başına bişeyler alan, güçlenen, kılıcını değiştiren arkadaşı canlandırdığımız oyunumuz aslında tanıdık hikaye ama rengarenk bir evrende geçen güzel bir platform oyunu.






Ocarina of Time, Unreal 4 motoruyla karşılaşırsa!

Paylaşayım
#2464 | OYUNLAR | 18 Mart 2016 Cuma, 10.16

3D modelleme, kaplama, oyun motorları üzerinde çalışan Yiannis Papazis; Maya, Unreal Engine 4, zBrush, SpeedTree ve Photoshop programlarıyla Ocarina of Time'daki Kakariko Köyü'nü tekrar değerlendirirse ortaya böyle birşey çıkıyormuş.






Submerged: Bir Venedik deneyimi :)

Paylaşayım
#2453 | OYUNLAR | 4 Mart 2016 Cuma, 15.20

Bir çok gamer arkadaşımın ve benim gözümden kaçmış bir oyun: Submerged. Sular altında bir şehir, yaralı kardeş ve ablası. Hem kendi hikayemizi, hem de şehrin hikayesini oluşturuyor, bir yandan da kardeşimizi sağlığına kavuşturmaya çalışıyoruz. Sağlık kitlerini buldukça kendi hikayemize kronolojik 4 kare daha ekleniyor. Parlayan diğer şeyler ise şehrin hikayesinin farklı zamanlarına kareler ekliyor. Sağlık kitlerini tamamladığımızda oyun bitiyor ancak yine de şehrin hikayesini tamamlamak için parlayan diğer küçük şeyleri bulmanız gerekiyor.

4 yön tuşu; kullanma (E), günlük (J), teleskop (T) ve harita (M) için de 4 ayrı tuş var. Yerleri çok alakasız, bence kullanım sıklığınıza göre değiştirmeniz gerekecek. Örneğin ben haritayı TAB'a, teleskopu ise SPACE'e çektim. Diğerlerini de yön tuşları olan WASD'nin civarına yaklaştırdım.

Üst paragrafta "Teleskop ne alaka hacı?" diyenler buraya: Teleskopu aslında dürbün amacıyla kullanıyoruz, aya bakmamız oyun açısından gereksiz. Parlayan şeylere ve kullandığımız botun motoruna ekleme yapacağımız parçaları fark etmemizi sağlıyor. Görüş alanımızda değilse ama yakınsa bile uyarı veriyor. Çok gizli saklı kalan şeyleri ise kendimiz bulmak zorundayız.

Üst paragrafta botun motoruna ekleme parçaları için "Ne alaka la?" diyenler buraya :) Botumuz başta standart hızla gidiyor. Bota her parça bulduğumuzda bir süreliğine hızlandırabiliyoruz (default olarak sol shift tuşu). Toplamda 26 tane ama tamamını bulmaya gerek yok. Bot bir süre hızlı gittikten sonra yavaşlıyor ama hızlandırma barı gayet hızlı doluyor. Herşeyi mutlaka bulmak zorunda hissetmiyorsanız benim gibi :) 10 tanesi yeterli olacaktır.

Oyunun genel mantığı bir takım harabe, etrafını yosunlar sarmış, değişik yaşam formları oluşmuş binaların çoğunlukla dışında, bazen içinde parlayan şeyleri ve sağlık kitlerini araştırmak. Bunları binalara tırmanarak yapıyoruz. Kırmızı çiçek açmış yerler genelde yol gösterici oluyor ama bazen sadece sağlık kitlerine giden yolu gösteriyor. Sağlık kitli bina keşfettiğinizde haritada onun üstünde parlayan şeylerden kaç tane olduğunu da görebiliyorsunuz ama rakım olarak belirtmiyor. Haritada belki solunuzda görünüyor ama teras katında. Siz binaya yeni girdiniz daha, aceleniz mi var :) Ha bu arada, adamlar da yol gösterici olabiliyor.

Oyunu bitirmek için 10 saat yeterli aslında herşeyiyle birlikte. Üst paragrafta "Tabi acelemiz var, işimiz var gücümüz var karrşim" diyenler için hoş bir oyun deneyimi olacaktır. Unreal 4 motoruyla yapılmış, sıkıntısız, kendisi 1 gb, harddiskte istediği alan 3 gb, ortalama bir ekran kartının yeterli olacağı mütevazi ama diğer taraftan 1 gb'a bu oyunu nasıl sığdırdıklarına şaşıracağınız bir oyun. Zira benzerleri 10-25 gb aralığında kendisinin :) Oyunda ölmek gibi bir ihtimaliniz yok. Öleceğiniz yerlere gitmenize izin verilmiyor. Ben bir kere denize düşürebildim ama sanırım bir bugdı. Ama denize düşmekten kastım, dalış gibi değil. Bir anda herşey durdu ve kendimi botun içinde, o bölgenin girişinde buldum. Aynı yere tekrar gidip düşürmeye çalıştığımda düşmemesi ise motorun kendi bugunu kendinin düzelmesi anlamına geliyor sanırım.

Suyu, ışığı, ikisinin birleşimini çok güzel kullanmışlar Unreal 4'ün getirdikleriyle birlikte. Ayarları "ultra"ya çektiğinizde ise daha bir gerçekçi oluyorlar. Ekran kartının soğutucularını sonuna kadar çalıştırmak isteyenler için 1680x1050, HD olarak oynanması öneriliyor :P

3 üst paragrafta "Adamlar mı?" diyenler için: Evet oyunda bir takım "adamlar" da mevcut. Dost mu düşman mı olduklarını pek anlayamadığımız adamlar bazen görünüyorlar. Yakalamaya çalışabilirsiniz ama ortama çoktan adapte olduklarından bir anda gözden kaybolabiliyorlar. Bazen de sizi izledikleri hissine kapılıyorsunuz.

Gece, gündüz, güneşte, yağmurda, oyunda ilerledikçe değişen müzikleriyle de iyice içine çeken oyun konsol, pc ve hatta mobile çıkmış durumda. Tadını alabilmek için civarınızda kimsenin olmadığı bir tatil gününü tercih etmeniz gerekiyor.

Yapılmış Türkçe yama göremedim. Önce bu durum, oyundaki metinlerin toplamda 2 elin parmaklarını geçmeyecek kadar olması ile şaşırmama neden olsa da Steam'de Türkçe olarak da yayınlanmış olduğunu görmem, şaşkınlığını giderdi.

Önerim: Önce yakınlarınızdaki vincin tepesine çıkıp teleskopla bir alan araştırması yapın. Devamı size kalmış. İkincisini heyecanla beklediğim oyunda bakalım sizin hikayeniz nasıl yazılacak.






Meraklılarına: Final Fantasy IX sonunda PC ve SP'ye geliyor

Paylaşayım
#2442 | OYUNLAR | 19 Şubat 2016 Cuma, 13.55





  • TÜM KATEGORİLER2931   
  • YAZILAR FALAN335   
  • SİNEMA-DİZİ405   
  • VİDEOLAR706   
  • MÜZİK226   
  • HAYVANLAR209   
  • BİLİM-TEKNOLOJİ85   
  • OYUNLAR108   
  • TROLL-MİM-CAPS120   
  • GÜZELLER71   
  • ALINTILAR190   
  • İLGİNÇ BUNLAR270   
  • TARİH GÜNLÜĞÜ129   
  • MODERN SABAHLAR77   


11 10 9  




Serkan&Blog'a hoşgeldiniz!
Kişisel blog olarak tasarladığım sitemde ilgilendiğim türlü konularda yazılar, resimler, videolar ve hatta flash tasarımlar ve oyunlar bulabilirsiniz. Bununla birlikte girdilerin altında bulunan alanlara tıklayarak yapılan yorumları okuyabilir, yorum yapabilirsiniz.
Hakkımda daha fazla bilgi için tıklayın.




 Son 1 ayda en çok bunlar izlenmiş 





Geçmişteki Günlerden...

Serkan&Blog 2005'ten itibaren kendi çapında bir blog girişimi olup blog hizmeti sunan sitelerin aksine tasarım, tema ve kodlamasının tümü yazarına aittir. Onlarca gereksiz apiyle, reklamla siteyi boğmak yerine kolay okunabilir / gezilebilir bir blog sunmak gibi bir derdi vardır. Site sahibi tekil girdilerin altlarında bulunabilecek yorumlar için sorumluluk kabul etmez, yorumların tüm sorumluluğu yazarına aittir.
Serkan&Blog © 2005 - 2017
11 10 9  
 
. . . . . . . . . .