. . . . . . . . . .

Inception / Başlangıç

Paylaşayım
#33 | SİNEMA-DİZİ | 5 Ağustos 2010 Perşembe, 02.07



Bu blogumdaki ilk yazılarımdan birinde "Matrix gibi bi film daha gelmedi" demiştim. Bu kadarını beklemiyodum ama gelmiş :) Rüyalar üzerine bi film. Di Caprio yakışmış her ne kadar ben Keanu Reeves'le daha hoş olacağını düşünsem de. Olmadı Nicolas Cage de olurdu ama yakında çıkacak sihirbaz filminde yeteri kadar aksiyona girmiş kendisi gördüğüm kadarıyla. Yani olmamış değil olmuş ama o role daha uygun, daha lider rolünü üstlenebilecek birileri beklerdim. Kendisini daha yeni Shutter Island'da izledik zaten. Orda güzel hani uymuş da ne bileyim, kısa boylu, çocuk suratlı, herşeyin ötesinde Titanic'te oynamış bi insandır Di Caprio. The Beach desen aynı rezalet. Kısaca, sevmiyorum ben Leonardo Di Caprio'yu :) Diyeyim kurtulayım.

Matrix kalitesi beklemiyodum ama görmedim desem ayıp olur. Yalnız 2 buçuk saat çok değil miydi? Orta yaşlılar filmi beğenmemiş istatistiklere göre. Uyudukları içindir dedim ben. Gerçi ben de uyudum dün gece sadece 3 saat uyuyabildiğim için bazı problemlerden dolayı. Akşam 10'da başlayıp gece 1'de biten film için yine az bile uyudum. Ama genel yapıyı anladım sonuçta :) Dvdsi çıksın, bi de edinip öyle izlemek lazım.

Bu arada Mal'ü (Marion Cotillard) Demet Evgar'a, Robert'ı (Cillian Murphy) da Murat Başaran'a benzeten tek ben değilim di mi :)

Son bişey... Az önce Demet Evgar fotoğrafı aradım Google'dan hakkaten benziyo mu diye. Kendisinin göğüsleri açıkta ama elleriyle kapatmış bi fotoğrafına denk geldim. Şeyi hatırlattı direk bana bu. Bi aralar 3-5 eleman, "Meme kanseriyle ilgili bi kampanya yapıyoruz" diyerek 10-15 tanınmış oyuncu ve mankenin göğüsleri açıkta fotoğraflarını çekmişlerdi. Öyle bi kampanya yoktu, poz verenler ücret almamıştı ve dağılmıştı o resimler internetten :) Bu da oldu bu ülkede :)


Oluyo bazen

Paylaşayım
#32 | YAZILAR FALAN | 4 Ağustos 2010 Çarşamba, 13.12

Bakkala gidip bi sigara alıp gelmek adama 200 gram verdirtir mi? 39 dereceye yüzde 89 nem yapıyo demek ki.


Ne kadar?

Paylaşayım
#31 | YAZILAR FALAN | 4 Ağustos 2010 Çarşamba, 01.58

"Aslında insanlar seni hayal kırıklığına uğratmıyor, sadece sen yanlış insanların üzerine hayal kuruyorsun, o kadar..."*

-----------------
* Bi arkadaşım


Venüs niye ters dönüyor?

Paylaşayım
#29 | YAZILAR FALAN | 1 Ağustos 2010 Pazar, 13.52

Eski yazılarım - 4 Nisan 2010 Pazar

İşten dönerken radyoda dinlediğim konuşmaca programından bişey öğrendim. Konuşmaca programı dediğim 2 saat boyunca 2-3 şarkı, araya kısa bi haber bülteni ve 3-4 dakikadan oluşan birkaç reklam kuşağı haricinde 2 kişinin konuşması, Aslı ve Hakan. Ankara Radyosu bu arada, TRT'nin. Ama o eski TRT Ankara Radyosu değil, TRT'nin sadece Ankara'ya yayın yapan kanalı, 105.6 diye geçiyor kendisi. Muhabbet gayet güzel. Bi çeşit Modern Sabahlar. Espriden ve sohbetten anlayan iki kişi konuşuyolar işte belli bi konu üzerine. Modern Sabahlar demişken, onların bu kanalda hafta içi akşam 6-8 arası olan programlarını dinlemek için açmıştım radyoyu. Beraber ve Solo Sohbetler olarak geçiyor. Ama Cumartesi haliyle, Aslı'yla Hakan'ı dinlemeye başladım (Aslı tamam da işalla diğer elemanın adı Hakan'dır :)). Yine Cumartesi'ye denk gelmesi şeklinde yine BvSS dinlemek için açıp da birkaç kereler daha denk gelmiştim, memnunum kendilerinden yani :)

Bugünkü programın konusu gezegenler, Marduk, Plüton'un camiadan ayrılması, Cern deneyi vb. Fizik, biyofizik vb. odaklı, araya "Kafadan bacaklı olsaydık noolurdu?" vb. şekillerde geyik giren, bi muhabbet. Yavaş sürüyorum ki programın bitişine denk getireyim diye eve girişi, çünkü sevdim :) Programı dinlerken öğrendim ki, Venüs diğer gezegenler saat yönünün tersine dönerken saat yönünde dönen tek gezegenmiş. Bizim güneş sisteminde yani. Herkes adam gibi kendi etrafındaki standart dönüşünü gerçekleştiriyo ama Venüs ısrarla onların tersine dönüyo... Yani programın geyiği değil bu, gerçek, yaptığım araştırmalar da bu yönde. Yani Google :) Konuyu ilk defa duydum, acaip de ilginç hakkaten. Yani şimdi konu "Ehehe kadınlar Venüs'ten diye boşa demiyolar"a getirilebilir çoğu kişi tarafından ama ben tercih etmiyorum :) Konunun kendisi yeterince ilginç. Ve nedeni hala net bi şekilde bulunamamış. Görebildiğim kadarıyla 3 teori diğerlerinden biraz daha öne çıkıyor.

1. Hakan'ın da en mantıklı gördüğü dış falso teorisi. Gezegen normal seyrinde dönerken hooooop bi başka gezegen, başka bişey, kuyruklu yıldız vb. gelip çarpıyor, yönünü değiştiriyor. Manyetik alan vb. de ona göre şekillenip Venüs artık diğer gezegenlerden ters dönmeye başlıyor.

2. Venüs güneş sistemimize göre ters dönen başıboş bi gezegenken bu civardan geçiyoken "Gez gez nereye kadar abi, aha ben şuraya yerleşeyim" diye düşünüp Merkür'le Mavi Gezegenimiz arasında bir yer buluyor kendine. Çekim falan filan derken bi yörüngeye oturuyor yani.

3. Tamamen Allah'ın işi... Bu teoriyi de savunan insanlar var evet, ciddiler. Amaç, Venüs'ün ters dönüyo olmasından hareketle "Abi Allah'ın işine bak" dedirtmek imiş. Yani Allah'ın o gezegeni ters diğerlerini düz döndürmesinin amacı. İlginç tabi benim tarafımda göründüğü kadarıyla böyle bi düşüncenin savunulması ama çeşitliliği kutsuyoruz her zaman, görüş görüştür.

Konuşmanın bi yerinde Hakan, kuyruklu yıldızın gelip Dünya'ya çarpmasından bahsedecekken Dünya yerine Türkiye diyince bi patladım ben :) Aslı da güldü ama o öyle bi geçiştirdi. Aha dedim işte, canlı yayın sunucuları kolay yetişmiyo demek ki öyle, tutacan kendini :D

Haftaya akşam 7-8 arasında tek saat yayınlanacak programda ise adını söylemedikleri bir çizerin konuk olma ihtimali varmış ilgilenen olursa. Çizerin Ankara'da yaşadığını söylediler ama kimliği konusunda çok bi bilgi vermediler henüz ihtimal dahilinde olduğu için. Hali hazırda bi dergide de çizmeye devam eden biriymiş. Ankara'da ikamet eden çizer olarak Faruk Bayraktar'ı tanıyorum ben bi, eskilerden kalma bi bilgi. O da en son bi gazetede bi süt markasıyla alakalı karikatürler çiziyodu her gün ayrı ayrı, hatırlamıyorum uzun süredir bi dergide çizdiğini. Fırat'ın çizeri falan mı acaba ya. Serkan Altuniğne ya da? Merak ettim.

Neyse. Teori 3 tane işte. Ben de olmayan fizik bilgimle kendimce ilk teoriyi kabul ediyorum :) Bu arada Venüs ters dönüyo, çünkü kadınlar Venüs'ten eehaaeaeheheh :/ :)


Tilki düğünü...

Paylaşayım
#28 | YAZILAR FALAN | 1 Ağustos 2010 Pazar, 13.52

Eski yazılarım - 9 Şubat 2010 Salı

Eskiden dışarıda güneşli bi hava varken başlayan yağmurlarda babam "Tilkiler düğün yapıyo" derdi. Ona da anlatılan buymuş çocukluğunda. Ne zaman güneşte yağmur yağarsa civarda bi tilki evleniyo olurmuş. Çocuk aklımla güzel şeyler getirirdim gözümün önüne, damatlık ve gelinlik giymiş tilkiler, bi kır düğünü, ıslanıyolar ama umurlarında değil, mutlular. O zamanların masal kitaplarında tilkilerin güzel resmedilmiş olmalarıyla da ben tilkileri kurnaz ama cici yaratıklar olarak tanımıştım.

Peki Anıttepe, Ankara'nın göbeği... Güneş var ama dolu yağıyo... Sağlam bi düğün var etrafta sanırım :) Geleceğim yer: Kyoto'yu imzalayın...


Ucundan...

Paylaşayım
#27 | YAZILAR FALAN | 1 Ağustos 2010 Pazar, 13.52

Eski yazılarım - 3 Şubat 2010 Çarşamba

İşyerimden çıktım. Yollar buz. Arabamı bırakıp otobüsle dönmem lazım ama yine de biraz çalıştırayım dedim gecenin soğuk olma olasılığına karşı, akü boşalmasın. Geldi başıma daha önce, hoş olmuyo :) Araba bi taraftan çalışıyoken ben de üzerindeki karları falan temizledim, camındaki buzları kazıdım vb. Yalnız insanlar araçlarında, zincirsiz de olsa yavaş yavaş gidiyolar. Yemedi bi de durağa kadar yarım saat yürümek. Ufak ufak gideyim, kaldığım yerde parkederim dedim. Standart koşullarda 20 dakika süren yolculuğum 1,5 saati buldu ama eve de yaklaştım. Eve doğru çıkan yokuş en büyük problemim. Ama yavaş yavaş devam edince orayı da çıkmaya başladım. Evimin paraleline geldiğimde daha fazla çıkamadım ve en son yanından geçtiğim duran aracın önüne doğru geri geri yaklaştım. Ama yukarıdan gelen yokuş bana doğru kavisli geliyor. Gerzek bi arkadaş gaza yüklenirse direk arabamın üstüne gelecek. Biraz yüklenip yolun karşısına geçtim ve biraz daha aşağıya parkettim. Arabadan çıktığımda ise yukarıdan nedense son gaz gelen bir öküz, o benim önüne parkedeceğim arabaya çok pis girdi, tahminim en az 70-80 km/sa vardı hızı. 1 dakika ya var ya yoktu bana çarpmasına... Durumu görünce daha aşağılara gidip bi binanın önüne parkettim, umarım çok küfretmez yerine parkettiğim arkadaş :) Ama ucuz kurtuldum. Pöff..


Olgunum ben :)

Paylaşayım
#26 | YAZILAR FALAN | 1 Ağustos 2010 Pazar, 13.52

Eski yazılarım - 20 Ocak 2010 Çarşamba

Beni yeni tanıyıp da ilk defa yaşımı tam tutturan birileri oldu bugün... Yuh dedim :) Şimdiye kadar hep "En fazla x'sindir" (x=asıl yaşım - 3~5) denilmişti. Olduğumdan küçük gösteriyorum diye seviniyodum ben de. Bugün tam tutturulunca kalakaldım :P Ona da söyledim bunu ve aldığım cevapla bi taraflarım tavana değecekti neredeyse :)) Olduğumdan küçük göstermek başkaymış ama asıl yaşımın yüzümde oluşturduğu bi olgunluk ifadesi varmış, daha çok ona dikkat ediyormuş... "Lan" dedim, "Olgunum ben lan, olgunum... Olgunum benn" :P


O söz..

Paylaşayım
#25 | YAZILAR FALAN | 1 Ağustos 2010 Pazar, 13.51

Eski yazılarım - 12 Ocak 2010 Salı

Bülbülü altın kafese koymuşlar, ne alaka demiş..


Mayın

Paylaşayım
#24 | YAZILAR FALAN | 1 Ağustos 2010 Pazar, 13.51

Eski yazılarım - 11 Ocak 2010 Pazartesi

- Belli bi yaşı geçip de göbek salan, saçları dökülen erkekler... Artık top sakal bırakmayın...

- Kedi besleyen hatunlar... Çamur, Duman gibi isimleri çok yara bırakmadan atlattık. Ama "Biber" ne ya... Bu onlardan daha önce belki ama daha rahatsız edici... Hepiniz birden yapmayın bari. Bi de Şerafettin vardı bi zamanlar Bülent Üstün sağolsun. O yine çatık kaşlılara gidiyodu şaka maka. Ama Biber?.. Lütfen...

- Genel olarak hatunlar... Facebook olur, Msn olur, Twitter olur, bu tip mekanlarda fotoğraflarınızın yerine çizgi film karakterleri koymayın, tablo koymayın, yapmayın, et"mayın"... Hadi anime karakterleri bi yere kadar tamam ama Şeker Kız Candy mi?... Noolur yapmayın...


Aynasızlık

Paylaşayım
#23 | YAZILAR FALAN | 1 Ağustos 2010 Pazar, 13.51

Eski yazılarım - 3 Ocak 2010 Pazar

Dikkat ediyorum, bazı insanlarda inanılmaz bi özgüven, aşırı kendini beğenmişlik, narsisist kişilik bozukluğunun bile sınırlarını zorlayan bi abartı durum mevcut... Bunu gözlemlediğim insanlarla arkadaşlık durumum var bi miktar da olsa, zira ben çekemiyorum bunu, uzaklaşıveriyorum :) Hadi bi önceki yazımda, kadınlarda neden böyle bi durum var, en azından bi tarafını çözümledik. Güzel? Değil. Kültürlü? Değil. Vücut? Yok. E nerden geliyo bu özseverlik durumları, kim abarttı, hiç mi tanımadın kendini, ya da tanımak mı istemedin? Ve böyle nereye kadar gidebileceğini sanıyorsun. Birini ben söyleyeyim: 30'lardan sonra şizorfeni... Sonrası ise çok uzun değil :) Zira kadınlardaki durum, yani çok bi olayları olmasa da erkekler tarafından sürekli bi iltifat edilebilir olma durumu, 2 şeye bakıyo. Göğüsler :) Ortalama 30'dan sonra ise Newton'a küfürler başlayacak :)

Erkekler için irdeleyecek olursak, onlar için çok daha karışık. Zira kendini beğenmişlik, bi erkek için, kadın kadar kolay bi olgu değil. Kıvanç Tatlıtuğ'u bilmem ama çoğunluk için değil. Zira karşı cins tarafından popo kaldırılması durumları kadındaki kadar çok yaşanmıyor erkekler dünyasında, biliyoruz. Boy? Yok... Pos(!)? Yok. Genel Kültür, bilgi? Sıfıra yakın. Eee... Yani hepsi birden "yok" olmayabilir ama özgüven patlaması neden? Nasıl?

Konu hakkında rahatsız olduğum için yazdım aslında ama, bu çeşit tanıdıklarım oldu evet. Arkadaş değilim hiçbiriyle artık ama dikkat ediyorum, bu şekil insanlar düşündüğümden hiç az değil, sadece "tanıdıklarımın" sayısı bile rahatsız edici boyutlarda.

Öyle mi olmak gerekiyor peki? Kendini sevmek :P? Ben kendimi seviyorum ama ne bileyim, fotoğraflarıma baktığımda kendimi dünyanın hakimi gibi poz vermiş görmüyorum hiç bi zaman. Mütevazi bi insan olarak hakkımda söylenen en basitinden bi "Yaparsın abi" tipi bi cümle bile rahatsız ediyo beni. Yanlış bende mi? Çok bi olayım olmadığını biliyorum, önce kendimden sonra herkesten mi saklayayım? Arabamın sağında solunda içinde çekilmiş bi tane fotoğrafım yokken, sorulmadıkça arabam olduğunu bile belirtmiyorken (kusura bakılmasın, gerçek örnek için gerekliydi); arkada bi yaz akşamüstü, hava turuncuya yakın, arabasının ışıklarını yakmış ve önüne geçip uzaklara dalıp poz vermiş fotoğrafını oraya buraya profil resmi yapan adam mı doğru yapıyor? Denedim mi? Yani bu araba kısmı hariç denedim evet, kendimi sevmekten öte, olduğumdan çok daha fazlasıymışım gibi göstermeye çalıştım kendimi ama yok, olmuyo. Bişey kazandırmıyo. Peki siz, aynasız arkadaşlar, derdiniz nedir?

3 yazıdır üst üste nasihat veriyor gibiyim sanki ama... Aynaya bakın arada sırada.

  • TÜM KATEGORİLER3115   
  • YAZILAR FALAN337   
  • SİNEMA-DİZİ417   
  • VİDEOLAR766   
  • MÜZİK244   
  • HAYVANLAR209   
  • BİLİM-TEKNOLOJİ106   
  • OYUNLAR112   
  • TROLL-MİM-CAPS120   
  • GÜZELLER73   
  • ALINTILAR229   
  • İLGİNÇ BUNLAR285   
  • TARİH GÜNLÜĞÜ217   


  5 4 3 2 1  






Serkan&Blog'a hoşgeldiniz!
Kişisel blog olarak tasarladığım sitemde ilgilendiğim türlü konularda yazılar, resimler, videolar ve hatta flash tasarımlar ve oyunlar bulabilirsiniz. Bununla birlikte girdilerin altında bulunan alanlara tıklayarak yapılan yorumları okuyabilir, yorum yapabilirsiniz.
Hakkımda daha fazla bilgi için tıklayın.







Geçmişteki Günlerden...

Serkan&Blog 2005'ten itibaren kendi çapında bir blog girişimi olup blog hizmeti sunan sitelerin aksine tasarım, tema ve kodlamasının tümü yazarına aittir. Onlarca gereksiz apiyle, reklamla siteyi boğmak yerine kolay okunabilir / gezilebilir bir blog sunmak gibi bir derdi vardır. Site sahibi tekil girdilerin altlarında bulunabilecek yorumlar için sorumluluk kabul etmez, yorumların tüm sorumluluğu yazarına aittir.
Serkan&Blog © 2005 - 2018
  5 4 3 2 1  
 
. . . . . . . . . .