. . . . . . . . . .

~ Serkan & Blog'un 1 girdi için oluşturulmuş seyirlik versiyonundasınız. Sitenin geri kalanı için tıklayın ~
O benim arkadaşım...

Paylaşayım
#2223 | YAZILAR FALAN | 28 Nisan 2015 Salı, 08.20

Belli bir yaştan sonra artık diyabet olduğunu öğrenir. Kanında 200'e kadar, hatta mümkünse 140'ı geçmemesi gereken şeker miktarı 300'ü geçmiş durumdadır. İlaçlarını ve insülinini alıp içmeye/vurmaya başlar. Birkaç gün sonra da diyabet eğitimine gelir aynı hastaneye. Orada anlatılanlardan "Ara öğünlerinizde yoğurt, süt, ayran gibi yiyeceklerin yanında belki bir dilim ekmek ve meyve yiyin. Elma yiyebilirsiniz mesela" sözünü "Helva yiyebilirsiniz" diye anlamış her yemekten 2-3 saat sonra helvaya çökmüştür. 3 gün sonra tekrar hastanededir, şeker 500 olmuştur (:

Aynı arkadaşa doktoru, ara sıra parmağından kan alıp kan şekerini ölçmesini söylemiştir. Önce parmağa iğne batırılması, sonra ilk çıkan kanın silinip aynı yer tekrar sıkılarak 2'nci çıkacak kandan alınması gerekiyordur, zira delinen yerden ilk çıkan kan doğru sonucu vermiyordur. Arkadaşım onu, önce parmağını delip oradan çıkan kanı silmek, daha sonra aynı parmağın başka bir yerini tekrar delip oradan çıkan kandan ölçüm yapmak suretiyle yapıyordur. Hasbel kader gittiği ikinci eğitim sonrasında olayın öyle olmadığını anlar. Garanti olması için tekrar tekrar sorar :)

Biraz paspal olan sevgilisiyle (erkek) gayet nezih bir ortamda kahvelerini içmektedirler. Sevgilisinin ayağı oturdukları masanın kenarından bacak bacak üstüne attığı için ayakkabısının biri görünüyordur, belki çok çamurlu, pis değildir ama ışıktan da parlamıyordur (: Bu durumla bir anda karşı karşıya kalan arkadaşım biraz da sinirle; ortamın bütün nezihliğini bitirircesine şöyle der: Şu ayaana bi boya çal!

Kendisine kız istemeye gitmişlerdir. "Nasıl olsa girişte terlik verirler, hemen giyerim" düşüncesiyle çok sevdiği parmaklı çoraplarını giymiştir :) Girişte terlik verilmez, kız istenirken bile herkesin gözü bunun ayaklarındadır, kızı zor alırlar :)

Hastanede numaratör sırasının gelmesi için bekliyordur yavaş yavaş dolanarak. Karşıdan gelen birisi "Çay ister misin abi?" diye sorar. Bu da "Yok hocam şimdi almayım" der ama hemen arkasından bir ses: Yok Memet, sonra içerim!

Yine hastanede bir kız arkadaşım. Hatta yer de vereyim, Gazi Hastanesi, -1, kantinden girmiştir, işi ise ileridedir. Kan alma bölümünün hemen ilerisindeki oturaklarda yakışıklı bir erkek görür. Çok da öyle aranan birisi değildir, hatta güzeldir, arasa bulur bulmaya, ama oğlan yine de çok yakışıklıdır, hoşuna gitmiştir. "Böylesini sokakta her gün görmüyoruz, göz süzerekten geçeyim şunu, belki bi durum olur" der ve bir taraftan süzerken 3 saniye sonra oğlana odaklanmaktan, oradan olduğu hiç fark etmediği sütuna yapışacağından haberi bile yoktur (:

(Benzer hikayeler için "o benim arkadaşım" etiketine tıklayabilirsiniz.)




« Sonraki               
Failarmy 2015 - Nisan 3. hafta malları!
               Önceki »
TeknoLabs'tan app yorumuna ağır kapak!


Geçmişteki Günlerden...

  • TÜM KATEGORİLER3111   
  • YAZILAR FALAN337   
  • SİNEMA-DİZİ417   
  • VİDEOLAR765   
  • MÜZİK244   
  • HAYVANLAR209   
  • BİLİM-TEKNOLOJİ106   
  • OYUNLAR112   
  • TROLL-MİM-CAPS120   
  • GÜZELLER73   
  • ALINTILAR227   
  • İLGİNÇ BUNLAR285   
  • TARİH GÜNLÜĞÜ216   









Serkan&Blog 2005'ten itibaren kendi çapında bir blog girişimi olup blog hizmeti sunan sitelerin aksine tasarım, tema ve kodlamasının tümü yazarına aittir. Onlarca gereksiz apiyle, reklamla siteyi boğmak yerine kolay okunabilir / gezilebilir bir blog sunmak gibi bir derdi vardır. Site sahibi tekil girdilerin altlarında bulunabilecek yorumlar için sorumluluk kabul etmez, yorumların tüm sorumluluğu yazarına aittir.
Serkan&Blog © 2005 - 2018
Serkan&Blog'un 1 girdi için oluşturulmuş seyirlik versiyonundasınız. Sitenin geri kalanına ve diğer yazılara ulaşabilmek için başlığa, bu alana veya kategori isimlerine tıklayın.
 
. . . . . . . . . .