. . . . . . . . . .

~ Serkan & Blog'un 1 girdi için oluşturulmuş seyirlik versiyonundasınız. Sitenin geri kalanı için tıklayın ~
The Lost Room incelemesi

Paylaşayım
#248 | SİNEMA-DİZİ | 29 Kasım 2010 Pazartesi, 11.22

İlk blogumdan - 31 Temmuz 2007 Salı, 11.36
Öncelikle spoiler içeriyor incelemem, bunu kafadan bi söyliim. Diziye de 10 üstünden 6.5 veriyorum. Çok böyle bi beğendiğimi söyleyemem... Ama insanlar beğeniyo olabilir. Böyle bi ilginç mevzular, hikayeler olucak, ondan sonra garip bi müzik de koyacan, lens flare gibi üçüncü sınıf görsel efektler falan da eksik olmasın sakın... Hemen fanatizme kaçılıyo nedense. Sanırım bi gruba ait olma isteği bu... Kendini "Ben şunu izliyorum" diye ifade edebilme gereksinimi... "Voooaaaaaa.. Aaabi duydun mu Lost Room diye bişey var, süper abi manyak bişey..." Ya bırakın :) Bunu Lost hakediyor ama The Lost Room haketmiyor... Bi kere The Lost Room bi Lost eder mi? Kesinlikle etmiyor... Buyrun, başladık.

Bi kere öykü klişe. Tamam çok klişe değil ama başka boyutlara falan açılan kapı imgesi biçok öyküde kullanıldı. En ünlüsü de çölün ortasında dikilen kapı. The Lost Room'da da geçiyo aynı görüntü, öyle odanın ortasına bi boş kapı dikmişler, neymiş efendim, elimizdeki sihirli anahtarla açınca başka bi odaya açılıyomuş falan. E sihirli nesneleri toplamak, onları bir araya getirmek, bu uğurda ölen/öldürülen insanlar... Bu da klişe bi öykü. Özellikle eski Mısır efsanelerinde, onları işleyen filmlerde (bkz. en ünlüleri Mumya, Tomb Raider, Indiana Jones...) bolca rastlıyoruz. Bu naapmış. İkisini birleştirmiş. Bi de tırışkadan öykü eklemiş üstüne... Odanın içine giren elemanın kızı ortadan kayboluyomuş da, o da kızını geri getirmeye çalışıyomuş. Hem de bilmediği, sadece tahminler yürüttüğü ve tahminlerine 2 dakika sonra kendini gerçekmiş gibi inandırdığı bi öykünün içinde... "Hmmm o zaman şu elimdeki törpü nesnesini şu an kayıp olan saatle birleştirmeyi bi denesek sanırım camdan göz nesnesine ulaşabiliriz... (2 dakka sonra) Evet, hayatımı saat nesnesini bulmaya adıyorum. Hemen onu bulmalıyım..." Bu bi de tek yerde olmuyo. Tutarsız bi ton yerde var. Eleman bi tahmin yapıyo ve devamında o ve çevresindeki insanlar hemen bütün işlerini güçlerini bırakıp o nesne peşinde koşturmaya başlıyolar. İşin garibi, oluyo da ha :) İşte öykü klişe dedim ya, bi de bunlar eklendi mi tümden bi kötü oluyo öykü. Bissürü eksi puan burdan.

Oyunculuk berbat. Başroldeki elemanın, sonra o lejyon hatunun rol yapma yeteneği sıfırın altında seyrediyo. Öyle ki, başroldeki elemanın sesinin tonunu bile kontrol edemediği yerler farkettim, oha dedim. Evet.. Oha dedim :) Hatun da çoğu zaman mal mal bakıyo gözlerini açmış... Prison Break'teki Michael Scofield de mal mal bakıyodu ama en azından derin bakıyodu ve "Rol yapıyorum beeeeen" diye bağırmıyodu. Hakkaten dizideki rolü mal mal bakmak değil, normal yaşantısında mal bakan bi insan olduğunu farkettiriyodu. Yani rol yaptığını anlamıyoduk Scofield'ın. E Lost desek yine apayrı. Orda şu ikinci sezonun sonlarında ortaya çıkan 2-3 tip vardı, güzel bi hatun var aralarında sarışın, bi oğlan falan var. Onlar dışında herkes canavar gibi, çok başarılılar. Lost'un en büyük başarısı öyküden sonra cast seçimidir bence. Bi eksi de burdan Kayıp Oda'ya. Zaten dizide en güzel rolü yapan da zannımca "Sansar" kişisi ki bi bölüm haricinde de nadiren görünüyo o da zaten.

Oyunculuk berbat, bazı noktaları klişe, e öyküde de saçma noktalar var... Keşke güzel bulsaydım da övseydim burdan. Ekşisözlük'te pek bi övmüş arkadaşlar, hemen fanatik durumlara kaçılmış, hatta otel odasının anahtarının üretimine başlamış biri, ebay'de satmaya çalışıyo falan. Tüm bunları görürken "Umarım güzel bişeydir lan, Lost falan da tatile girdi, yeni bi dizi olur hem" falan dedim ama nanay. Çok şey ummuşum. Dvd ekstralarını da izleyip bu tüm dosyaları siliyorum bilgisayarımdan.

« Sonraki               
News Newsturkiye Net
               Önceki »
Soyağacı...


Geçmişteki Günlerden...

  • TÜM KATEGORİLER3172   
  • YAZILAR FALAN337   
  • SİNEMA-DİZİ417   
  • VİDEOLAR776   
  • MÜZİK247   
  • HAYVANLAR209   
  • BİLİM-TEKNOLOJİ114   
  • OYUNLAR112   
  • TROLL-MİM-CAPS120   
  • GÜZELLER73   
  • ALINTILAR257   
  • İLGİNÇ BUNLAR285   
  • TARİH GÜNLÜĞÜ225   









Serkan&Blog 2005'ten itibaren kendi çapında bir blog girişimi olup blog hizmeti sunan sitelerin aksine tasarım, tema ve kodlamasının tümü yazarına aittir. Onlarca gereksiz apiyle, reklamla siteyi boğmak yerine kolay okunabilir / gezilebilir bir blog sunmak gibi bir derdi vardır. Site sahibi tekil girdilerin altlarında bulunabilecek yorumlar için sorumluluk kabul etmez, yorumların tüm sorumluluğu yazarına aittir.
Serkan&Blog © 2005 - 2018
Serkan&Blog'un 1 girdi için oluşturulmuş seyirlik versiyonundasınız. Sitenin geri kalanına ve diğer yazılara ulaşabilmek için başlığa, bu alana veya kategori isimlerine tıklayın.
 
. . . . . . . . . .