. . . . . . . . . .

~ Serkan & Blog'un 1 girdi için oluşturulmuş seyirlik versiyonundasınız. Sitenin geri kalanı için tıklayın ~
Giyim kuşam üzerine kelimeler silsilesi

Paylaşayım
#265 | YAZILAR FALAN | 29 Kasım 2010 Pazartesi, 11.24

İlk blogumdan - 13 Ağustos 2007 Pazartesi, 23.49
Sanki o sondaki "kelimeler silsilesi"ni eklemeseymişim, sadece "Giyim kuşam üzerine" olarak kalsaymış daha mı bi edebi olurmuş :) Ama çok alışıldık olurmuş aynı zamanda. Edebi bi kişiliğim olmadığı için de yakışmaz üstüme, yapmacık dururmuş. İyi oldu iyi o başlık :)

Bi spor ayakkabı edindim bugün kendime ayıptır söylemesi. Son bikaç yıldır yaz kış botla dolaşıyodum. Çok takan vardı ama, tahmin edemeyeceğim kadar çok hem de :) Neredeyse tüm arkadaşlarımdan "Abi yaz yaz niye bot giyiyon, bi spor ayakkabı yapalım sana" cümlesini duydum. Tek tek hepsine açıkladım ayağımın terlemediğini, kokmadığını, bot içinde gayet rahat olduğumu vb. Ama ısrarla sorular devam etti aynı kişiler tarafından :) Bugün de Hakan ve Cüneyt'le gezerken biraz bakmaya karar verdik ayakkabılara. Birini beğendim. Ücret olarak da güzel bişeyler yapılınca alayım istedim, değişiklik olsun bu yaz da :) Güzel de oldu. E botlar da güzeldi ama yani, sonuçta fark yok benim için aralarında. Ama bazıları için var işte. Az önce "Neredeyse tüm arkadaşlarım" kümesi dışında kalan arkadaşlarıma sevgiler burdan :)

Hiç bi zaman güzel kıyafetlerim olsun istemedim. Hatta mümkünse paspallıktan (pislikten değil) yanaydım hep. Beni sıcaktan, soğuktan, yağmurdan vb. korusun üstümdeki yeter. Hala öyleyim ama insanlardaki "şekil" derdini anlamıyorum. şimdi tabi bissürü yandaşım çıkacak, "Evet ya, haklısın" vb. Çıktı hep çünkü. Ama aslında sadece katılım gösterdiler, gerçekte öyle değildiler. Eğer buraya kadarki kısma siz de katıldığınızı düşünüyorsanız bi daha düşünün, ciddi misiniz? Benim kadar ciddi misiniz peki?

Önceki sevgilimle onlarca kez tartışmış bi insanım ben. Marka istemiyodu belki (Belki de istiyodu bilemem) ama paspal görünmemi de istemiyodu. Yanına yakıştıramıyomuş. Çok güzel bi parkam vardı, cepleri büyük, ihtiyaçlarımı karşılıyo vb. Yıkanmaktan rengi koyu yeşilden hafif gri-sarı arası bi renge döndü diye az mı tartıştı benle. Sonra siyah başka bişey aldık, parka ise sokaklardan kağıt toplayan birine verildi. Siyah olan monta ben hala alışamadım :) Cebine diskmanim sığmıyodu bi kere, ordan kaybetti. Gerçi diskman kalmadı artık. E ayakkabılar için de bi ton tantana. Yazın niye bot giyiyomuşum. Sanane. E güzel ve giyimine dikkat eden bi bayan (ki tartışırım o güzellik ve giyimine dikkat etme konusunu, ki² görecelidir o kavramlar) olarak yanında da giyimine özen gösteren birisini görmek istiyomuş. Umarım bulmuştur öyle birilerini yanına. Ya da ne umucam lan, bulamamıştır işalla :)

Popüler kültür herkesi bi taraflara çekmiş. Nokia telefon, Nike ayakkabı, Colin's tişört vb vb diye uzuyo liste, ki kendime de bi gönderme mevcut aslında. Tişörtüm Onur Çarşısı'ndan, ayakkabım Ay&Zer'den, pantolonum da herhangi bir yerden ve hepsi tanınmamış markalardan olsa nedir? Hepsi tanınmış ve beğenilen markalar olsa nedir peki? İçindekine gerçekten önemli olan şeyler namına ne katıyo? Peki o içindeki, kendisini daha güvende ve diğer insanlarca daha çok beğenildiğini düşünüyosa problemin kaynağı kişinin kendisi değil midir? Ve tabi ki onu bu davranışa iten diğer insanlar? Beğenilme duygusunu tatmin eden üstündeki başındaki logolar olacaksa burada bi problem yok mudur?

Ha açık kapı lazım tabi di mi şimdi. Belki de yanlış düşünen benim. Daha doğrusu değilim tabi ama artık öyle düşünmem gerekiyo belki, demek istediğim bu. "Toplum sana uymuyosa sen topluma uy" söylemi, benliğini kaybet, yalaka tavırlar sergile yani :) Popüler kültür, medya ve dolayısıyla açık-gizli/sanal reklamların yardımıyla toplumlarda bi değişim yaratmış, insanları bilinçüstünde ya da altında böyle düşünmeye zorlamış ve nihayet başarmışsa, buna karşı durmak istemek dışarıya itilmeni sağlayacak olduğu gibi mücadele etmek, çırpındıkça dibe batmakla aynı etkiyi sağlayacak. Hiç uğraşmam, uyarım topluma dersen senin bileceğin iş.

Der bitiririm :)

« Sonraki               
Üşeniyorum...
               Önceki »
Böyle bir dünyaya çocuk getirmek istemiyorum


Geçmişteki Günlerden...

  • TÜM KATEGORİLER3169   
  • YAZILAR FALAN337   
  • SİNEMA-DİZİ417   
  • VİDEOLAR776   
  • MÜZİK247   
  • HAYVANLAR209   
  • BİLİM-TEKNOLOJİ114   
  • OYUNLAR112   
  • TROLL-MİM-CAPS120   
  • GÜZELLER73   
  • ALINTILAR254   
  • İLGİNÇ BUNLAR285   
  • TARİH GÜNLÜĞÜ225   









Serkan&Blog 2005'ten itibaren kendi çapında bir blog girişimi olup blog hizmeti sunan sitelerin aksine tasarım, tema ve kodlamasının tümü yazarına aittir. Onlarca gereksiz apiyle, reklamla siteyi boğmak yerine kolay okunabilir / gezilebilir bir blog sunmak gibi bir derdi vardır. Site sahibi tekil girdilerin altlarında bulunabilecek yorumlar için sorumluluk kabul etmez, yorumların tüm sorumluluğu yazarına aittir.
Serkan&Blog © 2005 - 2018
Serkan&Blog'un 1 girdi için oluşturulmuş seyirlik versiyonundasınız. Sitenin geri kalanına ve diğer yazılara ulaşabilmek için başlığa, bu alana veya kategori isimlerine tıklayın.
 
. . . . . . . . . .