. . . . . . . . . .

~ Serkan & Blog'un 1 girdi için oluşturulmuş seyirlik versiyonundasınız. Sitenin geri kalanı için tıklayın ~
Gidiyorken...

Paylaşayım
#290 | ALINTILAR | 29 Kasım 2010 Pazartesi, 11.30

İlk blogumdan - 25 Kasım 2007 Pazar, 23.35
Atilla Atalay vardı bi dönem, öykülerini çok severdim. Ortaokul zamanlarımda Joker Dergisi'ni okuyup çizgiromanları bitirdikten sonra sondan 3 önceki sayfada "Usulcacık" öykülere gelirdim, sona bırakırdım. Okurken de hep "Bi gün ben de yazabilir miyim acaba böyle" diye düşünürdüm. Yaş 13-14 civarları. Çok otobüs kaçırdım "Usulcacık" dalmışken. 13-14 sene geçti o 13-14 yaşın üstünden, şimdi ben de bişeyler yazıyorum ama üstad kadar yazamıyorum, biliyorum. 23 Kasım 1992... Joker'in ilk sayısı. Kaptım kırtasiyeden. İşte o sayıda Atilla Atalay'ın en sevdiğim öyküsü vardı, paylaşmak istiyorum:

Gidiyorken

Kedisini dışarı attım... Burnumun altında üç dört parça sakal bırakarak traş olduktan sonra, Mısır Çarşısı'ndan aldığım "Altındamla" adındaki yeşil renkli, ağır kokulu kolonyayı yüzüme boca ettim... Öndeki iki dişimin arasına, kürdanla iterek bir parça zeytin sıkıştırdım... Ocağın önündeki bütün yanık kibritleri tek tek toplayıp kibrit kutusunun içine yeniden doldurdum...

Bu sırada, traş olurken aynanın önüne ters olarak bıraktığım sigara ilerlemiş, külü lavobaya düşmüş ve ayna önündeki plastik rafı yakmıştı bile... Diş macunu, traş kremi, şampuan, ne var ne yok hepsinin kapağını açıp öylecene bıraktım... Delirecek.

Uyuyor... Banyoda "sanayağı reklamları"nın müziği ekolu bi şekilde haykırarak mı uyandırsam acaba? Ya da gazeteyi kaptığım gibi yanına olanca "Altındamla" kokumla uzanıp gazeteyi hışırdatarak, "Olmaz bööle bişi yaa... kıl tüy" diye homurdanıp yüksek sesle spor haberlerini mi okusam... Yanında ısıra ısıra turp yesem... Turbun mevsimi değil... Elimde gazeteyle dürtüp, ölü ve yaralı sayılarını okusam... "Konya'dan sonra heryeri dümdüz edecen aga... Sınıra yumurta koyucan, Konya'dan baktın mı yumurtayı görücen... Taş üstünde taş komiican şerefsizim" şeklinde iğrenç bi geyik yapıp gününün içine mi etsem... Yok en iyisi kalkınca beni boş gözlerle dışarıya bakarken blsun... Bir süre susup sonra açıkça "Bu böyle olmuyo kızım" diyeyim... Fonda "Bana Müsade" çalsın... Ani bi sırıtışla dişlerimin arasındaki zeytin parçasını gösteriş, kapıya bi tekme ve kapanış... Naapar? Ağlar mı? Uyku sersemi, olanları anlayıncaya kadar ben vapurda olurum... Mektup yazsam? Yerli film mi lan bu!

Ama naapiim yaa? Zili tamir ettim, fritöz aldık. "Ev babası" hareketleri bunlar... Kitapları toplayıp üstüste dizmiş... Neden duvarda dedemin motosikletli resmi var? Bak işte, bu termometre de yeni... Yuvamızın sıcaklığı ölçülüyor... Kültablaları boş... Bi tane bile yamuk teneke bira kutusu yok... Daha kaç yaşındayım ki? Okul, askerlik bilem ne derken... Nikah, Bosch buzdolabı, kayınço, elti... Daha çok erken be çok...

Uyuyor... Yastığında miki resmi var... Beraber "ayıpçılık" yaparken "miki bakıyo" diye yastığı ters çevirir... Eşşoğleşşeğin mikisi... Şu resim... Üç yıl oldu... Çekildiğinde sarhoştu, ağladı... Yorganın altında ayaklarını oynatıyor... Yapma işte be... Şimdi aniden gözlerini açıp koca mavi bi baksa... Bombok olurum... Terliğine bak... Bakma oğlum... Uyurken tüm insanlar, olanca savunmasızlıklarıyla hep sevimlidirler zaten... Hem, bütün kızlar bebek gibi konuşunca şirin olur... O mikili yastık kılıfından da her yerde var... Çık dışarı...

Odadan çıktım... Kedisi hala sokak kapısının önünde duruyordu... İçeri aldım... Dişlerimin arasındaki zeytini de yuttum... Duvardaki termometre 20 dereceyi gösteriyordu...

« Sonraki               
Martı ile Babam
               Önceki »
...


Geçmişteki Günlerden...

  • TÜM KATEGORİLER2979   
  • YAZILAR FALAN336   
  • SİNEMA-DİZİ409   
  • VİDEOLAR718   
  • MÜZİK230   
  • HAYVANLAR209   
  • BİLİM-TEKNOLOJİ92   
  • OYUNLAR111   
  • TROLL-MİM-CAPS120   
  • GÜZELLER71   
  • ALINTILAR190   
  • İLGİNÇ BUNLAR274   
  • TARİH GÜNLÜĞÜ142   
  • MODERN SABAHLAR77   







 Son 1 ayda en çok bunlar izlenmiş 




Serkan&Blog 2005'ten itibaren kendi çapında bir blog girişimi olup blog hizmeti sunan sitelerin aksine tasarım, tema ve kodlamasının tümü yazarına aittir. Onlarca gereksiz apiyle, reklamla siteyi boğmak yerine kolay okunabilir / gezilebilir bir blog sunmak gibi bir derdi vardır. Site sahibi tekil girdilerin altlarında bulunabilecek yorumlar için sorumluluk kabul etmez, yorumların tüm sorumluluğu yazarına aittir.
Serkan&Blog © 2005 - 2017
Serkan&Blog'un 1 girdi için oluşturulmuş seyirlik versiyonundasınız. Sitenin geri kalanına ve diğer yazılara ulaşabilmek için başlığa, bu alana veya kategori isimlerine tıklayın.
 
. . . . . . . . . .