. . . . . . . . . .

~ Serkan & Blog'un 1 girdi için oluşturulmuş seyirlik versiyonundasınız. Sitenin geri kalanı için tıklayın ~
Bi öykü, bi şarkı...

Paylaşayım
#292 | ALINTILAR | 29 Kasım 2010 Pazartesi, 11.30

İlk blogumdan - 29 Kasım 2007 Perşembe, 14.16
Tam bir dolar 87 senti vardı. O kadar. Ne bi eksik, ne bi fazla. Dela paraları 3 defa saydı. 1 dolar 87 sent. O kadar. Halbuki ertesi gün yeni yıla adım atılacaktı. Dela'nın evi, haftada 8 dolara tutulmuş, mobilyalı bi apartman, tasvire değer bi hali yok, tam bi fakirhane. Gözyaşları dindikten sonra Dela, eline bi ponpon alarak yüzünü pudraladı. Pencerede durarak apartmanın o kasvetli arka avlusundaki parmaklıklar üzerinde yürüyen bulut renkli kediyi aptal aptal seyretti.

Ertesi gün yılbaşıydı ve kocası, sevgilisi Jim'e hediye alabileceği sadece 1 dolar 87 senti vardı. Bu parayı da aylardır, yavaş yavaş biriktirmişti. Halbuki şimdi hiçbir işe yaramadıklarını görebiliyordu. Sevgili Jim'ine güzel bişey almak hususunda hülyalar kurarak bi çok mesut anlar yaşamıştı.

Pencereden uzaklaşarak kendini aynanın karşısına attı. Gözleri pırıl pırıl parlıyordu ama 20 saniye içerisinde rengi uçuvermişti. Saçlarını çözerek omuzlarının üstüne döktü. İftihar ettikleri iki şeyleri vardı. Biri Jim'in büyükbabasından kalan altın saat, diğeri de Dela'nın omuzları üzerine dökülen saçları. Dela'nın saçları altın renkli bir çağlayan gibi parlayarak ve dalgalanarak dizlerine kadar döküldü ve elbise gibi vücudunu örttü.

Bi aralık, bi an durdu. Tereddüt eder gibi oldu. Yerdeki kırmızı tüyleri dökük halıya iki gözyaşı aktı. Dela gözlerinin yaşı kurumadan kapıdan fırladı. "Madam Sofron, her nevi saç levazımı" ibaresi taşıyan bi tabelanın önünde durdu. Bi hamlede içeri girdi. "Saçlarımı satın alır mısınız" dedi. Madam, saçları pişkin bi alıcı eliyle yokladıktan sonra "20 dolar" dedi. Dela "Peki, derhal" diye cevap verdi. Ondan sonraki 2 saati pembe bi bulut üstünde uçar gibi, sevinçle, nasıl geçirdiğini bilmiyordu. Jim için almak istediği hediyeyi bulmak için dükkanların altını üstüne getirdi. Nihayet bulabildi. Altın bi saat zinciri. Zincir, Jim'in o emsalsiz saatine layık derecede güzeldi.

Eve gitti, saçlarına baktı. Jim'in, bu halini beğenmesi için dua etti. Az sonra Jim kapıyı açıp içeri girdi. Gözlerini sevgilisine dikmiş, sadece bakıyordu. Sonra hediyesini uzattı. Dela, paketi açtığında ipek gibi saçları için uzun zamandır beğenip alamadığı bir çift tarak gördü. Gözlerinden yaşlar süzülmeye başladı. Kendini toparladı. Tatlı bi tebessümle Jim'e hediyesini uzattı. Jim paketi açtığında saat zincirini gördü. Ama artık bi saati yoktu. Çünkü Dela'nın güzelim saçlarına çok beğendiği tarakları alabilmek için o da saatini satmıştı.

Üzülmediler. Çünkü önemli olan tek şeyleri vardı. Sevgileri... O da ne alınır, ne de satılabilirdi. Akşam o fakirhanede karşılıklı ellerinde hediyelerle otururken Jim "Ya" dedi "Ben gidiyorum, şu zinciri satim, saçma sapan şeyle uğraşmayım". Della da "Ya Jim, sen ne yaptığını zannediyosun ya". "Nooldu ya, zincir.. Zaten saat yok" dedi. "Ya ben o zincir için gittim saçlarımı allaan adamına sattım"... "Satmasaydın, ben mi şeyaptım, zaten iki buçuk metre saçınla yıllardır şampuan parası yüzünden fakirhanede yaşıyoruz, boğazımızdan et geçecek sayesinde" dedi. Della bu lafları üzerine bozulmuştu: "Saçma sapan bana gidip tarak al, onun yerine sen et alsaydın, madem et istiyodun et alsaydın" dedi. "Bana bak kadın, düzgün konuş yoksa şu zinciri elime dolayım da"... "Naparsın lan, naaparsın" demiş... Della o dazlak kafasını LAAAAAK diye kafayı, PAAAAT, NAAAN diye, BŞUAAAA diye, burdan ÇAAAAT diye, ordan BFUŞŞŞ diye kanlar... "Lan" demiş "Kadın beni delirtme, zaten sinirim, dedemin saatini sattım senin için"... "Lan" demiş "Dedenden başka saat.. Milletin dedesinden neler neler kaldı" demiş, "Senin dedenden bi kuru saat kaldı, iyi oldu gitti, allaa kaaretsin, zaten o saati de kıracaktı". Bunun üzerine Jim, FIK FIK FIK FIK diye o saatin zincirini çevir çevir, FKUUVV diye ha FUVV FUVV FUVV FUVV diye havada dönmüş o zincir, KHHHHHKHH ÖEGHHH diye Dela'nın boğazına şeyapmış. Dela "Ulan" demiş "Jim, ulan" demiş, KHAAAAAA diye zinciri bi koparmış. "Naaptın ha 20 dolarlık zinciri" derken Dela çıkarmış o tarakları, FHIVVVV FHIVVV diye bi atmış, zaten bi tanesi fırça bi tanesi tarakmış. Fırçalar LAAK diye yüzüne böyle şey, "Aman" demiş masaya şey, "anam yandık" derken bu sefer tarağı almış, böyle o tarağın dişlerinin olduğu tarafıyla onu tam boğazına geçirecek şekilde böyle Jim altına KHHUUHH AAEÖÖAEÖÖ... "Dela naaptın"... "Dellendim lan dellendim" demiş. Jim'in kafasını ona GANAMMM GANAAM GANAAM diye bi indirmeye başlamış. Jim demiş "Ula nooluyo Delaa" derken ordan zincirin küçük parçaları varmış, onları elinde tutmuş, böyle bi atmış, Dela'nın göze FCCCK diye "Anam nooluyo, nerdesin Jim" derken Jim bu sefer de ordan fakirhanenin mobilyalarıyla, ordan mobilyaları LAKK diye bi indirip "Anam" derken o TAKAA TAKAA TAKAA TAKAA diye Dela'nın beline "Anam, anam, anam" diye Dela yere düşmüş. Ordan son bi şeyle o çekmecenin kulbunu çekmiş, LAAAK diye, PKAAT diye Jim'in kafasına... O çekmece böyle çevresi... Ordan çeke çeke bi de sırtına çıkmış. Ordan çeke çeke çeke "Anam anam anam" derken sen, ordan tarağı da almış. LAAAK diye bi sapını bi kulağına, öbürü de fırçayla LAAK diye bütün KHHHH.. Jim oracıkta ölmüş.

Sonra Dela Jim'in kafasını kesip Madam'a götürmüş Bi 10 dolar da öyle almış. Eve döndüğünde yerde sevgilisi biricik Jim'in kanları üstünde, elinde altın bi zincir, sapları kanlı iki tarak ve nakit 10 dolarla oturup, sevginin nelerle ifade edileceğini güzel güzel düşünmüş. Bulut renkli kedi pencereye gelmiş. Dela tarağı LAAAAAAK diye PHKHHKKK... Kediyi de orda... Akşam et istiyomuş zaten canı, yemiş.

İşte sevgi böyledir sevgili dinleyiciler, cama gelen küçük bi kedi, bi tarak darbesiyle tavadaki bi parça ete dönüşür bi anda... Severseniz eğer...*


--------------
* Modern Sabahlar, Radyo Odtü, 28 Kasım 2007

« Sonraki               
Beowulf
               Önceki »
Martı ile Babam


Geçmişteki Günlerden...

  • TÜM KATEGORİLER3169   
  • YAZILAR FALAN337   
  • SİNEMA-DİZİ417   
  • VİDEOLAR776   
  • MÜZİK247   
  • HAYVANLAR209   
  • BİLİM-TEKNOLOJİ114   
  • OYUNLAR112   
  • TROLL-MİM-CAPS120   
  • GÜZELLER73   
  • ALINTILAR254   
  • İLGİNÇ BUNLAR285   
  • TARİH GÜNLÜĞÜ225   









Serkan&Blog 2005'ten itibaren kendi çapında bir blog girişimi olup blog hizmeti sunan sitelerin aksine tasarım, tema ve kodlamasının tümü yazarına aittir. Onlarca gereksiz apiyle, reklamla siteyi boğmak yerine kolay okunabilir / gezilebilir bir blog sunmak gibi bir derdi vardır. Site sahibi tekil girdilerin altlarında bulunabilecek yorumlar için sorumluluk kabul etmez, yorumların tüm sorumluluğu yazarına aittir.
Serkan&Blog © 2005 - 2018
Serkan&Blog'un 1 girdi için oluşturulmuş seyirlik versiyonundasınız. Sitenin geri kalanına ve diğer yazılara ulaşabilmek için başlığa, bu alana veya kategori isimlerine tıklayın.
 
. . . . . . . . . .