. . . . . . . . . .

~ Serkan & Blog'un 1 girdi için oluşturulmuş seyirlik versiyonundasınız. Sitenin geri kalanı için tıklayın ~
Konuk yazar durumları

Paylaşayım
#326 | YAZILAR FALAN | 30 Kasım 2010 Salı, 10.17

İlk blogumdan - 9 Mart 2008 Pazar, 23.47
Bugün arkadaşım Zehra'yı konuk yazar olarak almaya karar verdim. Teknolojik değişime biraz değinmiş ve başından geçen bir iş gününü anlatmış kendisi. Yazılarını sevdiğim bi arkadaşımdır. Keşke bi blogu olsa ve ordan yazsa da Msn'de karşılaştıkça yazılarını göndermek yerine standart okumalarım arasına alsam :) Buyrun :)

Google Bana Hayatın Anlamını Sunamadı

"Sunmasını da beklemedim zaten" demeyi nasıl da isterdim şimdi; hafif gülümseme eşliğinde, dalgacı bir ses tonuyla. Ama sanırım bu tavrı benim yerime şimdi hayatının kapılarını Google'ın link satırlarını oluşturanlar takınıyor ki ne kadar isterdim o insanlardan biri olmadığımı söylemek, "Ben direndim" diyebilmek ama sanırım bir kısır döngüye kapılmış durumdayım ve bana moral veren tek şey bunun farkında olmam...

Bir pazartesi sabahı işe geldiğimde fark ettim her şeyi. Ceketimin düğmesini açmadan bilgisayarın düğmesine uzandım, arkadaşıma "Günaydın" demeden, oturum şifremi girdim. Aslında günün ilk bilgisayar buluşmasını yaşamayacaktım çünkü serviste gelirken cep telefonundan Msn görüşmelerimi daha yeni sonlandırmıştım. Konuşmaya tahammül edemediğim çoğu insan nedense Msn'de (Sanırım sanallığının oluşturduğu uzaklık bizi yakınlaştırıyor) bir tatlı, bir şeker, bir iyi oluyordu.

Bilgisayarın açılmasını beklerken bunun dışında hiç bir şey yapmama gerek olmadığını düşündüm ilk defa. Yani çalışabilmem, bu şirketten para alabilmem, bir şeyler oluşturup, "Bakın bunu ben yaptım" diyebilmem için ilk önce bilgisayarın açılması gerekiyordu. Aslında yaklaşık 20 saniye sonra anladım sadece bunun yeterli olmadığını. Çünkü asıl olayın internet olduğunu, internetin olmadığını görünce anlayabildim.

Evet, internet yoktu, bağlanmıyordu. Sanki hayatımda ilk defa internetsiz kalmışım gibi kalakaldım. Kapattım, açtım, vurdum, tekmeledim, 3 elham bir fatiha okudum ama internet gelmedi. O gün bütün gün internet yoktu ve ben o gün, bana o şirkette verilen görevi, yani görevlerimin hiçbir kısmını yerine getiremedim ve bundan dolayı da kimseye hesap vermedim. O gün internet yoktu ve ben tatil yaptım, hiç çalışmadım, ücretim de kesilmedi, sadece çay içtim, gazete okudum, arada yemek de yedim, biraz tv izledim ama kimseye hesap vermedim, kimse bana bir şey de demedi, diyemedi çünkü yaklaşık şirketin tamamı o gün benimle beraber hemen hemen aynı şeyleri yaptı.

Belki çok klişe gelecek çoğumuza ama ben o zaman ilk defa gerçek bir hayret yaşadım. Bundan 10 yıl öncesini düşündüm. 10 yılda bir ülkenin standartları, çalışma koşulları, iletişimi ve dertleri gerçekten bu kadar değişebilir miydi? Bir yenilikti internet, evet, ama gerçekten hayatımızı bu kadar sarmış olması azcık da olsa, bir yönüyle bile olsa, bir ihtimal bile olsa tehlikeli değil miydi? Biz o gün çalışmadığımız için Türkiye Cumhuriyeti'nin güvenliğinde ve geleceğinde herhangi bir tehlike oluşturmamıştık, evet, ancak her şeyi bu kadar kapsamış bir dünya olan internet, nelerin güvenliğini ve geleceğini tehlikeye atıyordu acaba?

Uzakları yakın eden, bütün dünyayı bir evde toplayan internet sayesinde birbirimizden haberdarız, bilgi toplumu olma yolunda adımlar atabiliyoruz, eğleniyoruz, işlerimizi kolaylaştırıyoruz, ufkumuzu genişletiyoruz ama 10 yıl önce çok mu cahildik acaba, onu ne çabuk unutuyoruz. Bilmiyorum ama, eğer siz de benim gibi Google'ı açıp, "Hayatın anlamı" yazıp arıyorsanız, internetten biraz uzak durmayı başarabilmiş bir psikoloğa görünmeliyiz diye düşünüyorum.

« Sonraki               
İlkokul, ortaokul, gereksiz anılar
               Önceki »
Reading discretion is advised


Geçmişteki Günlerden...

  • TÜM KATEGORİLER3172   
  • YAZILAR FALAN337   
  • SİNEMA-DİZİ417   
  • VİDEOLAR776   
  • MÜZİK247   
  • HAYVANLAR209   
  • BİLİM-TEKNOLOJİ114   
  • OYUNLAR112   
  • TROLL-MİM-CAPS120   
  • GÜZELLER73   
  • ALINTILAR257   
  • İLGİNÇ BUNLAR285   
  • TARİH GÜNLÜĞÜ225   









Serkan&Blog 2005'ten itibaren kendi çapında bir blog girişimi olup blog hizmeti sunan sitelerin aksine tasarım, tema ve kodlamasının tümü yazarına aittir. Onlarca gereksiz apiyle, reklamla siteyi boğmak yerine kolay okunabilir / gezilebilir bir blog sunmak gibi bir derdi vardır. Site sahibi tekil girdilerin altlarında bulunabilecek yorumlar için sorumluluk kabul etmez, yorumların tüm sorumluluğu yazarına aittir.
Serkan&Blog © 2005 - 2018
Serkan&Blog'un 1 girdi için oluşturulmuş seyirlik versiyonundasınız. Sitenin geri kalanına ve diğer yazılara ulaşabilmek için başlığa, bu alana veya kategori isimlerine tıklayın.
 
. . . . . . . . . .