. . . . . . . . . .

~ Serkan & Blog'un 1 girdi için oluşturulmuş seyirlik versiyonundasınız. Sitenin geri kalanı için tıklayın ~
O benim arkadaşım

Paylaşayım
#329 | YAZILAR FALAN | 30 Kasım 2010 Salı, 10.17

İlk blogumdan - 21 Mart 2008 Cuma, 00.16
3-5 yaşlarında... Bakkala ilk defa gönderir annesi. Bakkalın girişinde ayakkabılarını çıkarır, içeri öyle girer. Bu benim bi arkadaşım :)

Gayet düzgün bi suratı var. Kaşları falan normal. Ama bi gün cüzdanından lise fotoğrafını çıkarır, bize gösterir. İki kaşı birleşiktir, tek kaşlıdır. Kaşlarını aldığı ortaya çıkar, çok bozulur. Bi süre bizimle konuşmaz... Bu da benim bi arkadaşım :)

Kız arkadaşının bi arkadaşı buna asılıyodur. Yüz vermez ama kız arkadaşı da o kızla görüşmeyi bırakır bu neden yüzünden tartışıp. Bi süre birbirleriyle de tartışırlar. Sonra atlatırlar bu durumu. Bi gün kız arkadaşı bi akşam arayıp masal anlatmasını ister uyuyamadığını söyleyip. Bizim eleman da başlar "Bi varmış bi yokmuş, bi köyün birinde dünya güzeli bi kız varmış. Adı da..."... Uydura uydura sevgilisinin ona asılan arkadaşının adını uydurur. Kendisi çoktan unutmuştur kızın adını. Bu sırıtan bi suratla masalı anlatmaya devam ederken suratına telefon kapanır. Sonra özür üstüne özür :) Bak bu da benim arkadaşım :)

İnternette porno siteleri gezer. Yetmez, şifre kırma yollarını öğrenir. Şaka maka, kırar da bazı şifreleri. İndirdikçe indirir filmleri. Sonra zevk almamaya başlar pornodan. Ve hatta kadınlardan. Tiksinmeye başladığı civarlarda yardımına koşarız, diyete sokarız kendisini, son anda homoseksüellikten kurtarırız. Gerçi kurtardık mı bilmiyoruz ama elimizden geleni yaptık :) Bu da öyle bak.

En büyük zevkleri balıkçılar hanına gidip balık çalmaktır. Uzun bi süre yaparlar. Sırf heyecan :) Sonra bi gün biri yakalanır, öbürü kaçar, uzaktan diğerinin dayak yemesini izler. İkisi birden arkadaşım :)

Bilgisayarda oyun oynuyoruzdur bunlarda. Ev soğur. Sobayı yakmaya gider. Ben odada oyun oynamaya devam. Bi ton kağıdı doldurur. Odunu kömürü koyar. Yakar. Gürrrrr.. Bi süre kağıtlar yanar, sonra söner. İkinci bi büyükçe miktar kağıdı doldurup yakar, geri gelir. Odunlar yine tutuşmaz. Üçüncü gidişinde ben içerden "Tiner dök lan iyi yanar öyle" diye geyiğine söylerim. Ciddiye alır. Tiner getirip döker içeriye. Ben oyuna bakıyor olurum o ara. "Abi bu sıvı gibi bişey, yanmaz ki" diye bi ses gelir. Sandalyede geriye doğru yaslanıp bakıp "Ne lan o sıvı gibi" derim. Bu kibriti yakar, sobaya uzatır. "Abi tiner işte" demesiyle birlikte sobanın o alttaki küçük kare deliğinden çok güçlü bi ateş fışkırır bi süre. Geriye zor atar kendini. Suratındaki kaşlar kirpikler komple yanmıştır. Saçların da büyük kısmı gitmiştir. Gülmekten gebermek üzere olurum. "Göremiyorum, göremiyorum" diye gezinir evde panikle, koltuğa çarpar, düşer. Benim artık sesim çıkmaz olur gülmekten. Tam o sırada annesi gelir eve. Bi panikle "Nooluyo olum, naaptın olum" diye. Bana çok pis bakar. Anında susarım. Sonra kendine gelir. Görmeye başlar. Annesine durumu özetler. Tabi benim ismimi vermez :) Soba çok güzel tutuşmuştur. Sıcak ev ortamı, odaya girer oyuna devam ederiz gülmekten ara bulduğumuz zamanlarda :) Bu da benim arkadaşım.

+13. Midesi öyle kolay kolay herşeyi kaldırmayanlar okumasın bunu :) Geleceğe Dönüş 3 video kasetçilere gelmiştir. Gider kiralarız. Akşama doğru geçer videonun başına izlemeye koyuluruz ama açızdır. Evde kocca bi tencere kurufasulye vardır ama ekmek yoktur. Almaya da üşeniriz. Yemeği ısıtırız. Normalden 2 kat falan büyük tabaklarla 3'er tabak yeriz. Gece ben kendimi lavabonun başında bulurum annemle babam birer kolumdan tutmuşlar. Tamamını çıkarırım onların çok sağlam bi tazyikle. Burnumdan falan çıkarlar böyle (Valla kızmasın kimse, başta söyledim). Kurtarırım. Arkadaşım ise çıkaramaz, hastaneye kaldırırlar. Midesini falan da yıkarlar. Arkadaşım dedim zaten buna :)

Oturmaya giderim, evlerimiz yakındır o dönem. Akşam olur. O civarda oturan başka bi arkadaşımız ise Playstation almıştır. Ona gideriz oyun oynamaya. Bu, oturur, gamepadi alır eline. Tomb Raider oynamaya başlar. Evinde olduğumuz arkadaşımın da evinde dedesi ve babaannesi bulunmaktadır ve dedesi rahatsızdır. O yüzden kulaklıkla oynar. Tek eliyle oynuyodur, diğer eli de dizimdedir. Hiç beklemediği bi yerde kurt üstüne atlar. Kulaklığın sesi de iyi açıktır yani :) "Anammmm" diye bi feryat eder. Çok sağlam korkmuştur. Korkmakla da kalmamış, altına işemiştir :) Bu da benim arkadaşım.

İşyerinde çalışırken müzik dinlemek ister. Bi şarkı açar. Ama bilgisayardan ses çıkmaz. Winamp'in sesini açar sonuna kadar, yine ses yok. Hoparlörleri kasayla bütünleşiktir ve kasada ses açma şeysi vardır. Onu da dayar sonuna kadar. Yine ses yok. Bilgisayarın ses ayarından ilk ikisini de sonuna kadar yükseltir, hala ses yok, kafayı yemek üzeredir ki kendisinin bi üstü olan kişi odaya girer. Kaşları çatıktır ve bişeyler söylüyodur buna sinirli bi ifadeyle. Ama sadece ağız hareketlerini görüyodur, ses yok. Bayılacak gibi olur. Geçici sağırlık yaşamıştır. Tüm büro bangır bangır müzikle çınlamaktadır :) Arkadaşım işte bu da :)

İş yerinden bi arkadaşıyla tatile giderler. Oteldeki odalarına yerleşirler. Bu eşyalarını alıp sahile gider. Diğer eleman da biraz dolaşmak ister. Dolaşırken biri yaklaşır. "Ya abi, banyonuz var mı sizin, çok kirlendim, yıkanmak istiyorum" der. Bu da otel odasına götürür elemanı. Eleman içeri girer yıkanır. Çıkınca da "Abi su çok güzel bak, sen de bi gir yıkan istersen, ben seni beklerim" der. Bizim eleman girer. Bu arada ilk yıkanan arkadaş odada, içinde kredi kartı ve paralar da olan cüzdanları alır gider. Tatil haram olur başta o elemanı odaya alan olmak üzere. Bu bi tanıdığımın arkadaşı :)

Yolda yürürken yanına bi araba yaklaşır. İçerden üst rütbeli, beyaz giysili (denizci olması muhtemel) bi asker adres sorar. Bu da o tarafa gitmektedir, asker davet eder, bu da arabaya biner, ön koltuğa oturur. Araba hareket etmez. Bi bakar, asker buna bakmaktadır. "Şurdan abi" diye yolu gösterir. Hala hareket yok. Kısa bi süre bekleyip "Abi şurdan gidecez" der. Hala hareket yok. "Lan acaba komutanım mı demem gerekiyodu" diye bi geçirir içinden. "Du bi daha söyliim de olmazsa komutanım derim" şeklinde geçirip içinden "Abi şurdan gidicez işte, karşıya geçicez" der. Asker "Şapkamın üstünden kalkarsan gidicez" der. Renkten renge girer, şapkanın üstünden kalkıp uzatır :) Bu da arkadaş...

Çaylar içilmiştir. Bense masada 10 cm uzaklıktaki bardağa, çay kaşığını ucuna vurarak sokmaya çalışmaktayımdır. Biri "Aha burdan sok, bu ayki maaşımın yarısı senin" der. Takriben 2-3 metre uzağa ince belli çay bardağını koyar. 15-20'nci denememde kaşık bardağın içine girer ve hatta girdiği gibi de kalır, çıkmaz da geri sıçrayıp. Ortamdakiler "Aha bu da sana kapak olur" diye hareketiyle birlikte çok güzel bozarlar elemanı :)

Gayet sıcak bi yaz günü. Misafirliğe gitmişimdir onlara. Öğle yemeği zamanı o, annesi ve ben balkona sofrayı hazırlarız. Yemek yemeye başlarız. 5'inci katta oturuyorlar. O sırada da aşağıdan sürekli bi çocuk sesleri, bağırtı çağırtı, oyun oynuyolar. Kafamı uzatıp bakarım, tam aşağıdalar, balkonun hizasında. Ortadaki litrelik su şişesine uzanırım. Sorar "Napıcan" diye. "E abi şunlara dökecem, kafa bırakmadılar ya" derim. "Ya dur olum manyak mısın" der. Dururum. Bi süre geçer, kafam iyice şişer. Tekrar şişeye bi hamle, tekrar aynı terane. Bi on dakka sonra kararlı bi şekilde tekrar şişeye ani bi hamle yaparım. Gıcık olur, alır şişeyi açar, döker aşağıya. Çocuklar ıslanır. Bağırmaya başlarlar "Kim o kim o" diye. Ses yok bizden. Aralarından biri "Bu suyu dökenin anasınııııı avradınıııııııı" diye saymaya başlayınca, ve kendisi ve annesinin de rengi atınca, alır suyu tekrar döker. Aşağıdan çocuklar bağırır "Aha gördüm en üstün bi alt katı" diye. Bi süre sonra tepkili aileler gelir, özürler dilenir :) Arkadaşım.

Daha böyle bi ton şey geliyo yazdıkça aklıma ama sonra da yazarız daha. Sıkılmadan yazmak lazım :) Bu arada hepsini gülerek anıyoruz, kırgınlıklarımız olmadı hiç. Ha benim için kötü biten anılarım olmadı mı? Belki hepsinden çok :) Ama onları yazmayı uygun bulmadım kendi çöplüğümde :D

İsim vermedim. Sormayı düşünenler varsa da sormasınlar isimleri, vermiycem :)

(Benzer hikayeler için "o benim arkadaşım" etiketine tıklayabilirsiniz.)




« Sonraki               
Masaj ver bana bebek
               Önceki »
Rejim geyikleri ve bendeki izdüşümleri


Geçmişteki Günlerden...

  • TÜM KATEGORİLER3093   
  • YAZILAR FALAN337   
  • SİNEMA-DİZİ416   
  • VİDEOLAR763   
  • MÜZİK242   
  • HAYVANLAR209   
  • BİLİM-TEKNOLOJİ105   
  • OYUNLAR112   
  • TROLL-MİM-CAPS120   
  • GÜZELLER73   
  • ALINTILAR220   
  • İLGİNÇ BUNLAR283   
  • TARİH GÜNLÜĞÜ213   









Serkan&Blog 2005'ten itibaren kendi çapında bir blog girişimi olup blog hizmeti sunan sitelerin aksine tasarım, tema ve kodlamasının tümü yazarına aittir. Onlarca gereksiz apiyle, reklamla siteyi boğmak yerine kolay okunabilir / gezilebilir bir blog sunmak gibi bir derdi vardır. Site sahibi tekil girdilerin altlarında bulunabilecek yorumlar için sorumluluk kabul etmez, yorumların tüm sorumluluğu yazarına aittir.
Serkan&Blog © 2005 - 2018
Serkan&Blog'un 1 girdi için oluşturulmuş seyirlik versiyonundasınız. Sitenin geri kalanına ve diğer yazılara ulaşabilmek için başlığa, bu alana veya kategori isimlerine tıklayın.
 
. . . . . . . . . .