. . . . . . . . . .

~ Serkan & Blog'un 1 girdi için oluşturulmuş seyirlik versiyonundasınız. Sitenin geri kalanı için tıklayın ~
Insidia

Paylaşayım
#356 | OYUNLAR | 1 Ocak 2011 Cumartesi, 17.59

Basit oynanabilirliği olsun, bin tane tuşa basmam gerekmesin ve çok da zorlamasın... Ama güzel oyun olsun, oyalasın beni şeklinde bir oyun Insidia. Resimdeki turuncu yaratığı oynuyoruz. Gemimiz bu garip dünyaya düşmüş ve çeşitli taraflarına dağılan parçalarını toplayıp gemimizi onarmalı ve gitmeliyiz. Yön tuşları veya WASD tuşları yetiyor adamımızı hareket ettirmek için. T herhangi bir herden gemimize dönmek için kullanabileceğimiz bir tuş. Çok gerekli diğer bir tuş ise M, haritayı görmek için kullanacağız ve oyunun en güzel olaylarından biri de bu. Nereden başlayıp nerelere gittiğimizi, nerelere nasıl gidebileceğimizi görebilmemiz için gayet güzel düşünülmüş bu harita olayı. Esc ise oyunu duraklatmak için kullanılabiliyor herhangi bir yerde.

Öncelikle gemimizin 10 parçası etrafa dağılmış durumda. Pause menüsünde kaç parça bulduğumuz yazıyor. 10'unu da bulup geminin yanına gelerek S tuşuna basmamız lazım. Çok fazla yaratık yok oyunda, 3-5 çeşit. Düşmanlarımız daha çok atlayıp zıplamamız gereken platformlar olacak. Kayıt noktaları altından geçtiğimiz kırmızıyken yeşile dönen alanlar. Öldüğümüzde son kayıt noktasından başlıyoruz. Sınırsız ölebiliyoruz bu arada :)

Bununla birlikte bir de gizli düğmeler var. Duvarların kenarında parlayan kırmızı noktalar göreceksiniz. Oralara girebiliyorsunuz ve ilerisindeki gizli düğmenin üstünden geçip geri dönüyorsunuz. Düğme açtığınızda veya parça aldığınızda geri dönüş yolunda ölmeniz durumunda ise tekrar oraya dönmeniz gerekmiyor, bir kere aldığınız parça veya açtığınız gizli düğme sizde sabit kalıyor. Bazı geri dönüşlerde kullanabilirsiniz bu mantığı. Yol uzunsa direk ölün :)

Ve oyunu bitirebilmek için gerekli ekstralar var. Gemi parçası şeklinde çantalarda harfler bunlar. 4 taneler. Biri double jump. Havadayken tekrar yukarı tuşuna bastığımızda tekrar zıplamaca :) Diğeri hızlı yürümece. Hızlı yürürken hızlı da zıplayabiliyoruz haliyle. Üstüne double jump da eklenince tadından yenmez oluyor. Bir diğeri de duvarlardan tutunabilme özelliği. Bunu da kullanarak yapamayacağımız şey kalmıyor. Duvarlara tutunduğumuzda kaymaya başlıyoruz ama sekerek daha üst bir noktaya erişebiliyoruz gayet.

Kolay gelsin.

« Sonraki               
Cumartesi akşamı...
               Önceki »
Kategorilendik


Geçmişteki Günlerden...

  • TÜM KATEGORİLER3111   
  • YAZILAR FALAN337   
  • SİNEMA-DİZİ417   
  • VİDEOLAR765   
  • MÜZİK244   
  • HAYVANLAR209   
  • BİLİM-TEKNOLOJİ106   
  • OYUNLAR112   
  • TROLL-MİM-CAPS120   
  • GÜZELLER73   
  • ALINTILAR227   
  • İLGİNÇ BUNLAR285   
  • TARİH GÜNLÜĞÜ216   









Serkan&Blog 2005'ten itibaren kendi çapında bir blog girişimi olup blog hizmeti sunan sitelerin aksine tasarım, tema ve kodlamasının tümü yazarına aittir. Onlarca gereksiz apiyle, reklamla siteyi boğmak yerine kolay okunabilir / gezilebilir bir blog sunmak gibi bir derdi vardır. Site sahibi tekil girdilerin altlarında bulunabilecek yorumlar için sorumluluk kabul etmez, yorumların tüm sorumluluğu yazarına aittir.
Serkan&Blog © 2005 - 2018
Serkan&Blog'un 1 girdi için oluşturulmuş seyirlik versiyonundasınız. Sitenin geri kalanına ve diğer yazılara ulaşabilmek için başlığa, bu alana veya kategori isimlerine tıklayın.
 
. . . . . . . . . .