. . . . . . . . . .

~ Serkan & Blog'un 1 girdi için oluşturulmuş seyirlik versiyonundasınız. Sitenin geri kalanı için tıklayın ~
Yine, yine otobüs...

Paylaşayım
#424 | YAZILAR FALAN | 19 Şubat 2011 Cumartesi, 10.46

Cumartesi... Otobüs çok dolu değil, oturdum ben de. Zira otobüs boşken ayakta dikilenlere de bir garip bakıyor halk. Gözlerimi kapattım, uyuyarak geliyorum işe, 1-1,5 saat önce kadar. Yollar boş, otobüs sessiz, konuşan bir kişi yok. Sadece arada bi açılan havalandırma sesi, güzel bi ortam şekerleme için... Derken 4 Çinli küçük kız biniyor otobüse ve gelip tepeme dikiliyorlar. Ve konuşmaya başlıyorlar onlar için gayet standart ama uyuyan bir insanın tepesinde olan 4 dilini bilmediğiniz insan için gayet yüksek bir tonda. İneceğim durağa kadar böyle geçti bu sabahki yolculuğum. Bir ara en öndeki gidip şoföre, içinde "Kızılay" geçen birşeyler söyledi. Şoförün dilini de anlamadım ama sanırım Çince değildi :) "5 dakika" dedi en sonunda. O kız da geldi, "5 dakika" dedi yanındakine, o da yanındakine ve o da yanındakine, hepsi tekrarladılar :| Devamında başka kelimeleri de tekrarlaya tekrarlaya devam ettiler :| Eğlenceliydi gibi sanki ama uyuyamadım, ona yanıyorum. Bi de gülmek istedim içinde bulunduğum durumun vehametine ama gülemedim de, ağzımı burnumu garip şekillere sokup, öksürerek falan düzeltmeye çalıştmı durumumu :) Ama komikti :) Ne zaman uyumak istesem ya üstüme kız düşüyor, ya Çinli kızlar gelip dırdır yapıyor.

Bu arada dün işten geç çıktım biraz. Akşam 22.00 civarıydı. Bir arkadaşımdan bir haber bekledim, gelmeyince bugün üzerinde çalışacağım bir işe giriştim. Daha sonra da "Hmm otobüs tıklım tıklım olur şimdi, biraz Shank oynayayım, sonra rahat rahat giderim, zaten evde de oynayacağım" diye düşündüm. Oyun 2 saat kadar sürdü. Müzik falan dinledim biraz Facebook'ta dolanırken. O arada hanın kapıcısı ışığı açık görmüş ve bağırmış, ziller çalınmış uzun uzun. Kulağımda kulaklık olduğu için duyamadım hiçbirini. Ve "Otobüs saati geliyor, kalkayım artık" diyip çıktım. İndim aşağıya ve kapının kapalı olduğunu gördüm. Yeni taşındığımız ofis... Kapıcı kimdir, nerededir, kapı niye kapalı... Bilmiyorum :) Asansörün ziline falan bastım ama gelen giden yok. Demek ki bir saatten sonra asansörde kalsak, sabaha kadar oradayız. Yatamazsın da, daracık asansör. En son karanlıklar arasında (Bina ışığı oraya ulaşmıyor nedense) kırık dökük bir zil buldum, kapıcıyı çıkardım dışarı ve ben de çıktım. Otobüs ise kırmızı ışıkta bekliyordu, kapısını çaldım ama şoför önce derin derin suratıma baktı ve "Nçks" yaptı. Üstelemedim, aşağı durağa yürüdüm. Sonrakinin yarım saat sonra geleceği gibi bir gerçek vardı. Başka bir otobüse bindim, kendisi biraz yürümeyi gerektiriyor ama evime ulaşıyorum bir şekilde. O otobüsün en ön kısmındaki tek kişilik yere oturdum ve "Uyurum ben şimdi" diye düşündüm ama o da olmadı. Üstüme düşen kız, Çinli kızlar derken arkamdaki koltukta konuşan yaşlı geveze adam engel oldu bu sefer. Yanındaki genç kızın önce kimlik bilgilerini aldı iyice, adını soyadını falan. Devamında eğitim bilgilerini sorguladı. Tanıdık değiller. Kız sadece yer vermişti. Ve devamında "Ön lisans çok önemli evladım" diye başlayan bir konuşma. "Üst lisans..." "Ön lisans diplomanı kapına kadar getirmek zorundalar..." "KPSS..." Binlerce soru, kız da her birini cevapladı çekinmeden :) Adam bi ara, Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Falan Filan'ın (ismini yazmak gelmiyor içimden) "Dekolte giyet kadın erkeği tahrik eder, tecavüze uğrarsa o da suçludur" tipi konuşmasına da girdi. Tabi ki Falan Filan'ı ben de kınıyorum gayet. Yapılıyor böyle konuşmalar, kapalı kapılar ardından da çıktılar uzun süredir ama titri "Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Ana Bilim Dalı Başkanı" olan birinin kesinlikle yapmaması gereken bi konuşmaydı. Konumuza dönecek olursak, evet, yaşlı amca o konuya da girdi bi yerden sonra. Ve güzel konuştu gayet :) Ama sonuç değişmedi: Uyuyamadım :)

Metro henüz yokken Ankara'da ve ben Batıkent'te oturuyorken, ortalama 1 saat süren bir yol macerası olurdu otobüsle eve dönerken özellikle. Çok güzel uyunurdu :) Çoğu zaman ineceğim durağı kaçırmışımdır, hatta son durakla da kalmayıp, oturmak için arkaları tercih ettiğimden, şoför de farketmezse, hareket noktasına kadar uyuyup, daha sonra gözlerimden uyku akarak evime yürümüşümdür. Birinde, omzuma dürtülerek uyandırıldım ve "Çok ders çalıştın heralde, hehehe" denildi şoför tarafından :) Gereksizdir ama ilginç bir anımdır. Genelde, esprili iletişim kurmaz şoförler yolcularla :) Bizim civarda oturup da hala, kapıların yanındaki düğmelerin ne işe yaradığını bilmeyen insanlar mevcut. Büyük ihtimalle okuma yazmaları da yok ki, "İneceğiniz durağa gelmeden düğmeye basınız" uyarısını görmüyorlar. 3-4 günde bir "Arka kapıııı", "Kaptan arkayı aaç" gibi sesler duyuyorum. Bunlardan birinde, mağrur bir ses tonuyla "Arkadaşlar, düğmeleri kullanırsanız daha kolay anlaşırız" diyen şoföre saygılar duyuyorum :)

Bi arkadaşım, şuradaki (yeni sayfada açılır) yazımı, "Üfürüyo" olarak değerlendirdi :) Eğer şu en üstteki mevzuya dönecek olursak, "Şoför de kıza Çince cevap verdi" demiş olsaydım evet, "üfürüyo" olacaktım, ki mantıksız bu. Sıhhiye'den, Ekim ayında 3 kızın altlarında kot, üstlerinde ise sadece bikini üstleriyle sabahın 9'unda otobüse binmeleri ve bi durak sonra inmeleri ilginç geldi ona. Daha doğrusu "İmkansız, Sıhhiye'de onları yaşatmazlar öyle" geldi :) Tamam, abartıyorum bazen ama o çok net belli oluyor bence. Bir önceki otobüs yazımda adamın beni ikiye ayırması gibi mesela :) Ama değerli arkadaşım, üfürme yok bizde. İnanmayan inanmaz, öyle bi çabam zaten yok. Öğlen güzel yemek yapın bu arada, kahvaltılık falan kurtarmıyor, sigara böreği istiyorum :)

(Benzer hikayeler için "o benim arkadaşım" etiketine tıklayabilirsiniz.)




« Sonraki               
$#*! My Dad Says
               Önceki »
Kısa bişey diyip gidiyorum


Geçmişteki Günlerden...

  • TÜM KATEGORİLER3173   
  • YAZILAR FALAN337   
  • SİNEMA-DİZİ417   
  • VİDEOLAR776   
  • MÜZİK247   
  • HAYVANLAR209   
  • BİLİM-TEKNOLOJİ114   
  • OYUNLAR112   
  • TROLL-MİM-CAPS120   
  • GÜZELLER73   
  • ALINTILAR258   
  • İLGİNÇ BUNLAR285   
  • TARİH GÜNLÜĞÜ225   









Serkan&Blog 2005'ten itibaren kendi çapında bir blog girişimi olup blog hizmeti sunan sitelerin aksine tasarım, tema ve kodlamasının tümü yazarına aittir. Onlarca gereksiz apiyle, reklamla siteyi boğmak yerine kolay okunabilir / gezilebilir bir blog sunmak gibi bir derdi vardır. Site sahibi tekil girdilerin altlarında bulunabilecek yorumlar için sorumluluk kabul etmez, yorumların tüm sorumluluğu yazarına aittir.
Serkan&Blog © 2005 - 2018
Serkan&Blog'un 1 girdi için oluşturulmuş seyirlik versiyonundasınız. Sitenin geri kalanına ve diğer yazılara ulaşabilmek için başlığa, bu alana veya kategori isimlerine tıklayın.
 
. . . . . . . . . .